BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ MEHMET ZEKİ TÜYSÜZ

BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ

MEHMET ZEKİ TÜYSÜZ

Bu paylaşımımızda bugün İÜ İktisat Fakültesi mezunu, üyemiz, uzun yıllar İFMC Yönetim Kurullarında çeşitli görevlerde bulunmuş, eski Genel Başkan Yardımcılarından Mehmet Zeki Tüysüz’ü arkadaşları ve dostlarının kaleminden, farklı yönleriyle tanıyacak ve anacağız.

İÜ İKTİSAT FAKÜLTESİ MEZUNLARI CEMİYETİ

Sevgili arkadaşımız Mehmet’le yaklaşık yarım asır süren dostluğumuz ne yazık ki onun ani vefatıyla büyük bir özleme dönüştü. Aslında geçtiğimiz iki yıl hepimiz için çok zordu. Bu süre içinde çok sevdiğimiz arkadaşlarımızı yitirdik. Önce Mehmet vefat etti, ardından Ahmet’i ve Nüvit’i kaybettik.

Arkadaşlığımız 12 Eylül öncesi Türkiye’nin büyük bir karmaşa yaşadığı yıllarda başlamıştı. Türkiye’nin en zor dönemlerinde amfileri dolduruyorduk. Boykotlar, direnişler, korsan mitingler yaparak antifaşist mücadele verirken aynı zamanda Süleymaniye’deki kahvemizde bazen tüm gün toplanıp birlikte keyifli sohbetler ediyorduk.

12 Eylül sonrasında da dostluğumuz ara vermeden devam etti. Hepimiz farklı işlerde çalışmamıza rağmen Cemiyetimizde hep bir aradaydık, hiç kopmadık.

Mehmet’le Cemiyet yönetiminde yıllarca birlikte çalıştık. Mehmet’in kendine has bir tarzı vardı. Yönetim toplantılarına gelirken giyim tarzıyla yıldız gibi parlardı.

Mehmet aynı zamanda sanatçı ruhluydu. Çok güzel resim yapar ve karikatür çizerdi. Bir diğer tutkusu klasik otomobillerdi. Hafta sonlarını, genellikle İstanbul’un çeşitli garajlarında klasik otomobilleri için parça arayarak geçirirdi.

Mehmet’in ne kadar güler yüzlü ve esprili olduğunu da söylemesek olmaz. Bazen Karadeniz şivesiyle konuşur, bizi gülümsetirdi.

Aynı zamanda örnek bir babaydı. Pırlanta gibi iki kız çocuğu yetiştirdi. Kızlarıyla gurur duyardı.

Kısacası hayatı gerçekten dolu dolu yaşayan biriydi. Bu ölüm Mehmet’e hiç yakışmadı. Onun yokluğunu her zaman hissediyoruz.

Birlikte oturup uzun saatler sohbet ettiğimiz masalarda onu ve diğer kaybettiğimiz arkadaşlarımızı yaşatmaya devam edeceğiz.

Sizi hiç unutmayacağız…

NURAN PEKİNER

78 Eylülünde Süleymaniye’de ilk tanıdığım arkadaşlarımdan biriydi, herkes ona Laz Mehmet derdi ki kendisi bu lakaptan hiç hoşlanmazdı, ilk andan itibaren bu hassasiyetini anladığım için hep Mehmet dedim yıllar içinde kardeşlerini, memleketlilerini tanıdıktan sonra ikinci adı Zeki’yi kullandıklarını öğrendim ve Zeki demeye başladım hiç rahatsız olmadı çok Mehmet vardı karışmasın diye… Hayatımda tanıdığım en insancıl, en dost canlısı, en zarif, en şık giyinen devrimciliği yaşamının hiçbir anında bırakmamış harika bir adamdı… Onunla 47 yıllık arkadaşlığımız içinde acı-tatlı birçok anımız, paylaştığımız rakı masaları parasız zamanlarımızda bira-midye tava, İnönü stadında birçok Beşiktaş maçı oldu… Haddimizi bilmeden çıktık halı sahalarda futbolculuk oynamaya kalkıştık, 12 Eylül gecesinde Üsküdar Fıstıkagacındaki evde beraber mahsur kaldık,  Gezi direnişinde neredeyse her gün Taksim’de dolaştık, Bodrum tatillerimizde çok gençken çadırlarda, ilerleyen yıllarda daha iyi koşullarda denize girdik… Onu şık, zarif, entelektüel, yabancı dile merakı ve becerisi, plastik sanatlara olan ilgisi ve doğal yeteneği, iyi bir aile babası, kızlarına aşık bir baba, arkadaş canlısı eli açık biri olarak hatırlayacağım ve unutmayacağım…

SEFER YILMAZ

Sevgili Laz Mehmet’imizi taa üniversite yıllarından özellikle 16 Mart 1978 katliamının akşamı üniversitede geçirdiğimiz gecenin bir vakti, canı babasının onunla omuz omuza olmaya geldiğindeki heyecanından hatırlıyorum.

19-20 yaşlarından beri dostluğumuz devam ediyordu.

Mezun olduk, mezunlar cemiyetimizin Ceylan Apartmanındaki lokalinde güzel anılar biriktirmeye devam ettik.

Kovboy çizmeleriyle ağır ağır lokalin salonuna giriş yaparken söylediği “gracias a la vida” onun geliş anonsu olmuştu, hemen arkasından Muzaffer Gür’ün “laaazzzz meehmmeeeeet” serenadı halen kulaklarımızda hoş bir sada olarak duruyor.

Cemiyetin her kurulunda özveriyle çalışan bazen “neredeyim ben yahu sıkıldım daa” diyen, birçok konuda gerçekten oldukça kabiliyetli, sevgili arkadaşımız Mehmet Tüysüz’ün ve kaybettiğimiz tüm arkadaşlarımızın anısı önünde saygıyla eğiliyorum.

HASAN RIZA SAYIL

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir