<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Biz İktisatlılar: İçimizden Biri - ifmc</title>
	<atom:link href="https://ifmc.org.tr/kategori/biz-iktisatlilar-icimizden-biri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ifmc.org.tr/kategori/biz-iktisatlilar-icimizden-biri/</link>
	<description>İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Mezunları Cemiyeti</description>
	<lastBuildDate>Sun, 03 May 2026 19:56:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2022/01/ifmc_fav.png</url>
	<title>Biz İktisatlılar: İçimizden Biri - ifmc</title>
	<link>https://ifmc.org.tr/kategori/biz-iktisatlilar-icimizden-biri/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ ÇİMEN TURAN</title>
		<link>https://ifmc.org.tr/arsiv/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-cimen-turan/</link>
					<comments>https://ifmc.org.tr/arsiv/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-cimen-turan/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ersel Koruk]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 May 2026 19:56:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Arşiv]]></category>
		<category><![CDATA[Biz İktisatlılar: İçimizden Biri]]></category>
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[Fotoğraf Galerisi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ifmc.org.tr/?p=4419</guid>

					<description><![CDATA[<p>BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ ÇİMEN TURAN Sevgili İktisatlılar, uzun zamandır...</p>
<p><a href="https://ifmc.org.tr/arsiv/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-cimen-turan/">BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ ÇİMEN TURAN</a> yazısı ilk önce <a href="https://ifmc.org.tr">ifmc</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ ÇİMEN TURAN</p>



<p>Sevgili İktisatlılar, uzun zamandır devam eden Camiamızın değerlerini andığımız ve genç iktisatlılara tanıttığımız serimizde bugün hep birlikte anacağımız 1965 girişli değerli mezunumuz, Çimen Turan.</p>



<p>Kısa süre önce kaybettiğimiz Çimen Turan’ı, arkadaşları Dr. Ülkü Balban, Elif Türkoğlu, Alpay Biber, Faruk Pekin ve sevgili oğlu Ömer Turan’ın bizlerle paylaştığı yazıları ve fotoğrafları ile yad edeceğiz.</p>



<p>Sevgili mezunumuzu özlemle anıyoruz.</p>



<p>İÜ İKTİSAT FAKÜLTESİ MEZUNLARI CEMİYETİ</p>



<p></p>



<p>Sevgili dostum Çimen’i anlatan bir yazı yazmak hiç aklıma gelmezdi. O’nu kaybettiğimi biliyordum ama varmış gibi yaşıyordum. Gözlerim doluyor.</p>



<p>Çemberlitaş Kız Yurdu’nda tanıştık, benzer görüşlerimiz, kültürümüz, değer yargılarımız vardı.</p>



<p>Ben Cerrahpaşa Tıp fakültesi öğrencisi idim, O da İktisat.</p>



<p>Bilirsiniz, yurtlarda kantinlerde görüşmeler sonunda gruplaşmalar olur. Dalga dalga artan dostluklar vardır. Ben genelde etütte olur, arada çay içmeye indiğimde Çimen’i etrafı düşünen, konuşan, tartışan kişilerle sarılı bulur, ben de katılırdım.</p>



<p>O dönem bugün 68 Kuşağı olarak anılıyor.</p>



<p>Çimen’in yapısında sadelik, hoşgörü, sonsuz sevgi, yüksek irade ve “gözükara“lık vardı. Herkes O’nu böyle severdi.</p>



<p>Kimseyi incitmez, dertlerini dinler, çözüm üretirdi.</p>



<p>Annesinin “kızım yap bi kahvecik de içelim” anlatır, biz de onu anıp aynı şekilde kahve isterdik.</p>



<p>Yurt öğrenci birliği seçimi yapıldı, O açık ara seçildi. Çok sayıda etkinliği organize etti, satranç turnuvası, şiir ve edebiyat günleri, yapıldı; uzman kişiler, şarkıcılar ile çeşitli küçük oyunlar sahnelendi.</p>



<p>Ben mezun olduktan sonra evlendim. Eşim elektrik mühendisi olmuştu ve mecburi hizmet için kurulmakta olan Seydişehir Alüminyum Fabrikası’na onunla birlikte tayin edildim.</p>



<p>O sıralar Kıbrıs Harekâtı (1974) oluyordu, toplantıda idim. “Sizinle görüşmek isteyen bir bey var” dediler dışarı çıktım, Çimen’in eşi çok değerli dostum olacak Eşref Bey ile tanıştım, iş için gelmiş, tanışmak istemiş.</p>



<p>Sonraki yoğun uğraş ve çalışmalar sürdü gitti. Ben ihtisas yaptım Bursa’ya yerleştim. O da İstanbul’a. Eşrefle beraber bir “kamuoyu araştırma şirketi” kurdular, çok başarılı sonuçlar ele ettiler. Televizyonda bir kez birinci seçildiklerini gördüğümde gurur duyduğumu hatırlıyorum.</p>



<p>Çok sık görüştük çok şey paylaştık.</p>



<p>Ödemişli idi, oranın ekmeğine, köftesine, yoluna, suyuna, çevresine hayrandı.</p>



<p>Eşref in kaybından sonra Ödemiş’e taşındı.</p>



<p>Ödemiş’te “Kadın kooperatifi“ kurdu, “Ödemiş patatesi“ ürettirdi ve dikiş nakış yaptırıp pazarladı, onlara destek oldu. Çalışmaları saymakla bitmez.</p>



<p>Ödemiş’e birkaç kere gittim. Son gittiğimde “çok unutkan oldum ama bak seni unutmam“ demişti.</p>



<p>Ben de seni unutmam</p>



<p>Çimencim…</p>



<p>Dr. Ülkü Balban</p>



<p></p>



<p>Sevgili Çimenle dostluğumuz 1972 yılı ekim ayında Maden-İş Sendikası Araştırma Dairesinde başladı.</p>



<p>Gidenlerin ardından yazmak çok zordur benim için. Ama sevgili Çimen’in ardından yazmak ona söyleyemediklerimi söylememin bir aracı.</p>



<p>Canım arkadaşım, sen benim için her zaman çok değerliydin. 19 yaşımın bütün heyecanı ile değerli genel başkanımız Kemal Türkler&#8217;den ısrarlı talebim sonucu onun da onayı ile yolumuzun kesişmiş olması büyük şans benim için.</p>



<p>Sevgili Eşref ve senin sevgi, hoşgörü ve paylaşma duygularınızla bana kattıklarınız 30 yıllık sendikal çalışmalarımda rehberim oldu.</p>



<p>Bir gün bile kırılmadan. Hep o sıcacık Elifçiğim diyen sevgi dolu yüreğin ve sesinle hayatıma yaptığınız dokunuşlar için sana ve sevgili Eşref &#8216;e minnettarım.</p>



<p>Işıklar içinde uyuyun, yıldızlar yoldaşınız olsun.</p>



<p>Sonsuz sevgimle.</p>



<p>Elif Türkoğlu</p>



<p></p>



<p>Çimen hem okul arkadaşım hem de sendika arkadaşım. İktisat Fakültesine benden sonra girdi. Sendikada çalışmaya başladığında öğrenciydi.&nbsp; Çimen&#8217;den iki üç sene sonra ben de sendikada çalışmaya başladım. Sendikalarda çalışmak bizler için oldukça anlamlı bir şeydi. Hayata karşı öyle hıza istikamet almıştık. Çimen izlediği derslerde çok iyi not tutardı. O zamanlar çoğu dersin kitabı yoktu, not tutulurdu. Çimen tuttuğu notları temize de çekerdi. Niye temize çektiğini sorardık. Arkadaşlarım rahat okusunlar, derdi. İyilik yapmak için âdeta fırsat kollayan, çevresini düşünen, onların iyiliği için kafa yoran, yaşadığı dönemi yansıtan, heyecanı hep yanında taşıyan, hemen harekete hazır biriydi. Türkü dinlemeyi ve söylemeyi seven dostlardandı. İzmir&#8217;in Kavakları&#8217;nı söylemeyi çok severdi. Çimen&#8217;e “Güle güle Çimen güle güle” demek çok zor. Çok zor.</p>



<p>Alpay Biber</p>



<p></p>



<p>Çimen Turan</p>



<p>68’li kadınlardan, kadim dostum, sendikacı arkadaşım. Robert Kolej Öğrenci Birliği içinde birlikte mücadele ettiğim ve DİSK Davası’nda birlikte mahkûm edildiğim merhum Alif Eşref Turan’ın sevgili eşi. Birlikte Lozan Mübadilleri Vakfı’nı kurdukları, beraber kitap hazırladıkları Müfide Pekin’in mübadil arkadaşı. Bizim kuşakta sendikalarda çalışmaya başlayan ilk kişilerden biri. &nbsp;Karı-koca beraber yıllarca DİSK üyesi Maden-İş’in işçilerine bilimsel bir yön kazandırmak için uğraştılar. Bir dönem birlikte gece gündüz DİSK, Maden-İş tartıştık. Yüreği yıllarca işçi sınıfı, kadın hareketi ve mübadiller için çarptı. Çimen denince ilk aklıma gelen 1969 Şubat’ında 6. Filo’ya karşı bir hafta boyunca sürdürülen gençlik eylemleri içinde kız öğrencilerin Sultanahmet Meydanı’na yaptıkları yürüyüş ertesinde meydanda yaptığı konuşma geliyor.&nbsp; Kitapları ve bir 68 filmi olan “<a href="https://farukpekin.com/bir-68-filmi/">Yeter ki Dürülmesin Bayraklar</a>” filmiyle yaşayacak.</p>



<p>Faruk Pekin</p>



<p></p>



<p>Annem Çimen Turan 1946’da Ödemiş’te doğmuş. Ödemiş Lisesi’nden sonra 1965’te İktisat Fakültesi’ne başlamış. Ayşe Köse Badur’un onunla yaptığı sözlü tarih görüşmesinde şöyle anlatıyor: “Lisedeyken çok kitap okurdum. Okudukça solu ve fakirliği öğrendim. Bunların iktisatla açıklanabilir şeyler olduğunu düşündüm ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ni kazandım.” Annem iktisat tercihini çok bilinçli yaptığını anlatırdı. Lise yıllarında tanık olduğu yoksulluğa ve eşitsizliğe karşı bir şeyler yapmak için iktisat bilgisinin önemli olduğunu anlatanlar olmuş ona Ödemiş’te. Mesela bu kişilerden biri Aydın Engin. Tütün işçilerinin durumunu düzeltmek gibi bir fikir varmış aklında. İktisat Fakültesi’nde okumaya böyle karar vermiş. “Aile içinde yüksek öğretim gören tek kişi bendim” diyor.</p>



<p>Sözlü tarih görüşmesinde üniversite yıllarına dair şunu da söylüyor: “Okuldaki hocalarımız arasında Sencer Divitçioğlu, Cavit Orhan Tütengil, İdris Küçükömer, Yüksel Ülken ve Gülten Kazgan vardı. Benim idolüm Gülten Kazgan’dı. Hep Gülten Kazgan gibi olmayı hayal ederdim. Gülten Hoca’nın sınıfı altı yüz kişilikti. Hoca kürsüye otururdu ve bir süre sonra önce saatini, sonra da yüzüğünü çıkarırdı. Frapan giyinmezdi, derslerini çok iyi anlatırdı. Gülten Hoca’ya çok hayrandım.”</p>



<p>Annem öğrencilik yıllarında FKF’ye ve TİP’e üye oluyor. Onun İktisat Fakültesi’ndeki öğrencilik yılları tam 1968-1969 yıllarına denk geliyor. İstanbul Üniversitesi’nin işgalinde, öğrenci forumlarında aktif olanlardan biri. Kızlar Yürüyüşü’nü düzenliyorlar. Annem orada bir konuşma yapıyor.</p>



<p>Öğrencilik yıllarında Yol-İş Sendikası’nda çalışıyor. Sonra da DİSK’e bağlı Maden-İş Sendikası’nda uzman olarak görev alıyor. O dönemde babam da Maden-İş’te çalışma başlıyor. Babam Ali Eşref Turan sendikada çalışırken İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde doktora yapmakta. İki iktisatçı Maden-İş’te “Araştırma Dairesi”ni kuruyorlar. 12 Eylül darbesine kadar sendikada çalışıyorlar. Sonrasında ikisi de DİSK davasında yargılanıyorlar. Darbe sonrası yıllar işsizlik dönemleri, ansiklopedilere maddeler yazmalar gibi şeylerle geçen zor yıllar. 1987’de annem ve babam bir araştırma şirketi kuruyorlar. Bu şirkette uzun yıllar seçim araştırmaları, piyasa araştırmaları yapıyorlar.</p>



<p>Annem mesleği sorulduğunda her zaman “iktisatçıyım” derdi. Onun dünyaya soldan bakışı için iktisat bilmek önemliydi. Fakülte’den arkadaşlarıyla sohbetlerini hatırlıyorum. Bülent Yardımcı, Yücel Yaman, Alpay Biber ile sohbetlerini. Bu iktisatçılar toplumu tanımayı ve ekonomiyi takibi bir görev bellemişlerdi. Mesela çarşı pazarda hangi temel ürünün fiyatı ne kadar, hangi sektörde durumlar nedir, makro göstergeler ne durumda bilmek gerekir diye düşünürlerdi. Tabii annem ve arkadaşları için ekonomiyi takip, her zaman siyaseti takip anlamına da gelirdi. Okul yıllarında yaptıkları eylemlerde daha çok Türkiye ekonomisi dersi, daha çok kalkınma perspektifinden bakan dersler talep eden bir öğrenci grubundan söz ediyoruz. Onlar için ekonomi ile siyasetin bağı her zaman çok barizdi. Aslında iktisat derken anladıkları ve kendilerini geliştirdikleri alan ekonomi-politik diye tarif ettiğimiz ana akımın dışında kalan bir alandı.</p>



<p>Annemin İktisat Fakültesi yıllarından itibaren insanlarla birlikte bir şeyler yapmaktan büyük keyif aldığını, kolektif eylemler ve etkinliklerde yer almaktan heyecan duyduğunu söyleyebilirim. 1968 öğrenci protestolarına katılımından itibaren bu heyecanı hep sürmüş biriydi. 2000’lerin başında Lozan Mübadilleri Vakfı’nın kurucuları arasında yer aldı. Bu vakıfta farklı sözlü tarih projeleri gerçekleştirdi. Vakfı’nın korosunun kurulmasına emek verdi. Vakıf’taki çalışmalarında da kolektif halde bir şeyler yapma heyecanını duyardı.</p>



<p>Babamın vefatından sonra Ödemiş’e taşındı. İzmir’de 80’dan fazla insan “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı bildiriye imza atan akademisyenlere destek olmak için “barış talebi suç ise biz de aynı suçu işliyoruz” diyerek 18 Ocak 2016 tarihinde kendileri hakkında suç duyurusunda bulunmuşlardı. Annemde onlardan biriydi. Haklarında dava açıldı. Böylece annem İktisat Fakültesi öğrencisiyken arkadaşlarıyla hazırladıkları bildiriden, 12 Eylül döneminde DİSK davasında ve son olarak barış talebi için yargılanmış oldu.</p>



<p>İçinde üniversite yıllarından beri bir muhalif vardı. Ne zaman emekten yana, barıştan yana bir eylem duysa ilk düşüncesi hep “ben de katılmalıyım” olurdu. En son hastane günlerinde, ona “bugün 8 Mart, akşam kadınlar yürüyüş yapacaklar” dediğimde, o an yürüyüşe katılma isteği geçti aklından.</p>



<p>Kansere karşı verdiği mücadele 4 yıl 4 ay sürdü. 18 Mart 2026’de İstanbul’da vefat etti. &nbsp;&nbsp;</p>



<p>Ömer Turan</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-1 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="636" data-id="4431" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/1-1-1024x636.png" alt="" class="wp-image-4431" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/1-1-1024x636.png 1024w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/1-1-300x186.png 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/1-1-768x477.png 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/1-1-1536x954.png 1536w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/1-1-2048x1272.png 2048w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="612" height="877" data-id="4422" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/2.jpeg" alt="" class="wp-image-4422" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/2.jpeg 612w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/2-209x300.jpeg 209w" sizes="(max-width: 612px) 100vw, 612px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="576" data-id="4421" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/3-1024x576.jpeg" alt="" class="wp-image-4421" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/3-1024x576.jpeg 1024w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/3-300x169.jpeg 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/3-768x432.jpeg 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/3.jpeg 1268w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="854" height="640" data-id="4424" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/4.jpeg" alt="" class="wp-image-4424" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/4.jpeg 854w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/4-300x225.jpeg 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/4-768x576.jpeg 768w" sizes="(max-width: 854px) 100vw, 854px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="678" data-id="4423" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/5-1024x678.jpeg" alt="" class="wp-image-4423" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/5-1024x678.jpeg 1024w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/5-300x199.jpeg 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/5-768x509.jpeg 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/5.jpeg 1078w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="931" data-id="4430" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/6-1024x931.png" alt="" class="wp-image-4430" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/6-1024x931.png 1024w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/6-300x273.png 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/6-768x698.png 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/6-1536x1396.png 1536w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/6-2048x1861.png 2048w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="616" data-id="4429" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/7-1024x616.png" alt="" class="wp-image-4429" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/7-1024x616.png 1024w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/7-300x180.png 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/7-768x462.png 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/7-1536x924.png 1536w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/7-2048x1232.png 2048w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="472" data-id="4428" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/8-1024x472.png" alt="" class="wp-image-4428" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/8-1024x472.png 1024w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/8-300x138.png 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/8-768x354.png 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/8-1536x708.png 1536w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/8-2048x943.png 2048w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="998" height="1024" data-id="4426" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/9-998x1024.png" alt="" class="wp-image-4426" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/9-998x1024.png 998w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/9-292x300.png 292w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/9-768x788.png 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/9-1496x1536.png 1496w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/9.png 1888w" sizes="(max-width: 998px) 100vw, 998px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="696" data-id="4427" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/10-1024x696.png" alt="" class="wp-image-4427" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/10-1024x696.png 1024w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/10-300x204.png 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/10-768x522.png 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/10-1536x1044.png 1536w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/10-2048x1392.png 2048w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="641" data-id="4420" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/11.jpeg" alt="" class="wp-image-4420" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/11.jpeg 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/11-300x250.jpeg 300w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>
</figure>
<p><a href="https://ifmc.org.tr/arsiv/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-cimen-turan/">BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ ÇİMEN TURAN</a> yazısı ilk önce <a href="https://ifmc.org.tr">ifmc</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ifmc.org.tr/arsiv/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-cimen-turan/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ FARUK TÜRKOĞLU</title>
		<link>https://ifmc.org.tr/biz-iktisatlilar-icimizden-biri/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-faruk-turkoglu/</link>
					<comments>https://ifmc.org.tr/biz-iktisatlilar-icimizden-biri/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-faruk-turkoglu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ersel Koruk]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2026 04:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Arşiv]]></category>
		<category><![CDATA[Biz İktisatlılar: İçimizden Biri]]></category>
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[Fotoğraf Galerisi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ifmc.org.tr/?p=4393</guid>

					<description><![CDATA[<p>BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ FARUK TÜRKOĞLU Bugün sizlere tanıştıracağımız değerli...</p>
<p><a href="https://ifmc.org.tr/biz-iktisatlilar-icimizden-biri/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-faruk-turkoglu/">BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ FARUK TÜRKOĞLU</a> yazısı ilk önce <a href="https://ifmc.org.tr">ifmc</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ FARUK TÜRKOĞLU</p>



<p>Bugün sizlere tanıştıracağımız değerli mezunumuz, üyemiz, Cemiyetimizin çeşitli komisyonlarında görev almış, yazıları ve araştırmaları ile İFMC’nin çeşitli çalışmalarına destek vermiş Sayın Faruk Türkoğlu, 1970 yılında İÜ İktisat Fakültesi’nden mezun oldu.</p>



<p>Daha sonra gazeteciliğe yöneldi ve ekonomi basınında uzun yıllara yayılan çok güçlü bir iz bıraktı. Ekonomik Panorama, Capital ve Ekonomist dergilerini kuran ve daha sonra büyük başarılara taşıyan isimlerden biriydi. İktisat eğitiminin sağladığı sağlam zemini gazetecilikte buluşturdu ve ekonomi gazeteciliğinin duayenleri arasında yer aldı.</p>



<p>Değerli mezunumuzu özlem ve saygıyla anıyor, yazıları ve fotoğrafları ile paylaşımımıza destek olan Sayın Cihan Şenoğuz, Sayın Nuran Pekiner, Sayın Prof. Dr. Kenan Mortan, Sayın Hakan Güldağ, Sayın Yaren Türkoğlu ve Sayın Fırat Türkoğlu’na teşekkür ediyoruz.</p>



<p>İÜ İKTİSAT FAKÜLTESİ MEZUNLARI CEMİYETİ</p>



<p></p>



<p>Faruk Türkoğlu&#8217;nun anısına</p>



<p>Faruk Türkoğlu&#8217;nu 1966 yılı sonbaharında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesine başladığım yılın sonları ya da 1967 yılı içinde tanıdım. O dönem öğrenci hareketinin ivme kazanmaya başladığı zamanlardı. Fakülte içinde bur gurup öğrenci olarak İktisatlılar Fikir Kulübü çatısı altında bir araya gelmeye ve etkinlik göstermeye başlamıştık.</p>



<p>Ve sonuçta 1967 yılı sonunda İltisak Fakültesi Talebe Cemiyeti (İFMC) seçimlerini “Toplumcu-Devrimci-Sosyalist Karıncalar” adı altında birleşmiş Gurup olarak kazandık. Faruk&#8217;u ilk anımsayışım bu süreç içinde oldu. Sonraki yıllarda O da benim gibi İstatistik-Maliye disiplinini seçti. Ve tüm yaşamı boyunca bu disiplinin pratikte layıkıyla yerine getirdi. O sakin, sessiz, bilge tavrıyla hem Türkiye İşçi sınıfı hareketine hem Türkiye&#8217;nin özellikle yayıncılık alanında ekonomik yaşamına çok değerli katkılarda bulundu.</p>



<p>Eleştirel düşünceyi benimsemiş yaklaşımıyla, kılı kırk yaran titiz araştırmalarıyla unutulmayacak, bize değer katan anılarımızda yaşayacak ve özel bir yer alacak. Anısına saygıyla.</p>



<p>Cihan Şenoğuz</p>



<p></p>



<p>Sevgili Faruk abiyle ilk kez, yıllar önce dönemin önde gelen gazetelerinden Güneş gazetesindeyken tanışmıştım. Daha gençtik, çömezdik. Hayat hakkında fazla bir şey bilmiyorduk, hele hele gazeteciliği hiç bilmiyorduk. O zaman çevreyi gözleyip deneyimli isimleri izleyerek bir şeyler öğrenmeye, iyi ve başarılı bir gazeteci olmaya çalışıyorduk. Faruk abi de bizim yeni işe başladığımız sırada, Güneş gazetesinin ekonomik servisinin önde gelen isimlerindendi.</p>



<p>Deneyimli-deneyimsiz, genç-yaşlı hiç ayırt etmeden herkese eşit bir şekilde dostça yaklaşırdı. Her zaman nezaket dolu, anlayışlı ve güler yüzlüydü. İstihbarat servisinde çalıştığımız için bazen ekonomi ile ilgili haberlerde kendisinden destek isterdik, her zaman yardımcı olurdu.</p>



<p>Faruk abi denilince ilk aklıma gelen şey, seçim gecelerindeki olağanüstü çalışmasıydı. O dönem teknolojik imkanlar bu kadar yoktu. Muhabirler olarak sahaya yayılır, seçim sandıklarından aldığımız ilk sonuçları-dikkatinizi çekerim o zaman cep telefonu da yoktu-bir şekilde ulaştığımız analog telefonlardan gazeteye iletirdik. Gazete merkezinde bu sonuçlar toplanır, sonra Faruk abi devreye girerdi. Ekonomik servisinin diğer tecrübeli ismi ve yine İktisat Fakültesi mezunu Hasan Eriş ile birlikte büyük bir dikkat ve incelikle seçim sonuçlarını analiz eder, hangi parti ne kadar oy aldı, kesin bir biçimde hesaplardı. Güneş gazetesi okurları, seçim sonuçlarını ve değerlendirmelerini onların kılı kırk yaran hesaplamaları sayesinde diğer gazete okurlarından daha önce öğrenirdi. Bugün halen her seçim gecesi Güneş gazetesinde yaşadığımız o anları gülerek hatırlarım.</p>



<p>O zamanlar henüz bilmiyordum, ama yıllar sonra yolumuz bu kez İktisat Fakültesi Mezunları Cemiyeti toplantısında kesişti. Faruk abi de bizler gibi okuluna ve okul mezunlarının kurduğu İktisat Fakültesi Mezunları Cemiyeti’ne büyük bir değer veriyordu. Daha sonra İFMC’nin birçok etkinliğinde bir araya geldik, sohbetler ettik. Faruk abi, her zaman olduğu gibi çelebiydi, güler yüzlüydü. Onunla konuşmak hem ufkumuzu açardı hem de hoş vakit geçirirdik. Cemiyetimize verdiği destek de bizim için önemliydi.</p>



<p>Ne yazık ki İFMC olarak bu son aylarda birçok kayıp yaşadık, çok sevdiğimiz arkadaşlarımıza veda etmek zorunda kaldık. Faruk abi de aramızdan ayrıldı. Ama onu da kaybettiğimiz diğer arkadaşlarımız gibi hiç unutmayacağız, anısı içimizde yaşayacak…</p>



<p>Nuran Pekiner</p>



<p></p>



<p>Faruk’la tanışıklığım 1968 kışına dayanıyor… İstanbul Üniversitesi Merkez Binası’nda, Hukuk ve İktisat fakültelerinin ortak olarak kullandığı 2 No’lu Amfi önünde, “Bu, o filozof adam, ona sor…” dediler. Fakülte’ye yeni girmiş bir adam olarak sağımı-solumu keşfetmeye çalışırken, son sınıfın zorlu maliye-istatistik bölümünün parlak öğrencisi Faruk işaretlenmişti bana “bir bilen” adam olarak.</p>



<p>Uzun boylu tanışmadan “Bir iktisat sözlüğü hazırlıyorum!” dediğini hatırlıyorum. Ortalığı toz duman götürüyor, hemen her gün bir konuda bir protesto gösterisi olmakta. O ise, işini iyi yapan bir adam olarak yararı kamusal olan bir işi sonuna dek bitirmenin telaşı içindeydi.</p>



<p>Sözlüğü hazırlama çabası, onun o döneme özgü ucuz yollu “kaytarmacılığa” cevabıydı. Aslında o, bir sosyalist olarak o zamanki adıyla İktisat Fakültesi Öğrenci Cemiyeti’nin kurucuları arasındaydı.</p>



<p>Sözlüğün üç dilde ve bine yakın sözcükle çıktığını biliyorum… Kitap olması hak getire, teksir olarak yayınlandı, ama iktisat öğrencilerine “ücretsiz” olarak dağıtıldı.</p>



<p>Faruk uzatmadan mezun oldu, İdris Hoca’nın (Küçükömer) açtığı asistanlık sınavını kazandı, ama ne hikmetse sınav iptal oldu. Kürsü başkanı İdris Hoca’nın “prof” yapılmadığı bir ortamda, bu bizi şaşırtmadığı gibi, Faruk’u da “tescilli” bir sosyalist kıldı.</p>



<p>Ben, Osman’ın (Arolat) İsta Haber Ajansı’nda muhabir adayı ve doktora öğrencisi iken, Faruk, DİSK Araştırma Dairesi’nde “Diyojen’in Feneri”yle gerçeği arıyordu. Albenisiz, “merhaba”sı ağzından zor çıksa da “Haberin var mı, Oscar Lange son makalesinde planlama yanlışlarını yazıyor” diyerek, ulaşılması zor olgularla seni buluşturuyordu.</p>



<p>Sıkça görüşemesek de birbirimizden hep haberdar olduk… Nezih Bey’in (Demirkent) Dünya’sında “dosya”lar hazırlıyordu. Her bir “dosya”nın bilgeye dair şifreler içerdiği dosyalardı bunlar… Bilgiye erişimin zor olduğu o yıllarda, bilgiyi avucunun içinde sebil suyu gibi size uzatıyordu.</p>



<p>Kimseye kendini kanıtlamaya çalışmadan, sessiz, sakin ama yaptığını hep bilerek, bu topraklara veda etti. Işıklar altında bile onun kendi fenerini tutarak gerçeği aradığından eminim.</p>



<p>Huzur içinde uyu sevgili Faruk!</p>



<p>Hak ettiğine kefilim…</p>



<p>Prof. Dr. Kenan Mortan</p>



<p>Kaynak: <a href="https://www.ekonomim.com/yasam/faruk-turkogluna-dair-haberi-738404">https://www.ekonomim.com/yasam/faruk-turkogluna-dair-haberi-738404</a></p>



<p></p>



<p>Faruk Türkoğlu gazeteciliği, bir iyilik, dürüst ve bağımsız bir yaşam alanı olarak görüyordu. Bu alanı bizzat kendisi, dünya çapında sayabileceğimiz bir performansla çok iyi kullandı. Yanı sıra nesillere, titizlikle yürüttüğü araştırmalarından damıtarak hazırladığı kitaplar sundu. İlk kitabını 28 yaşında yazan Türkoğlu, Gazeteci Oluyorum eserini mesleğe adım atan herkese yararlı olacağını umarak kaleme aldı. Çünkü iyiliğin, dürüstlüğün ve özgürlüğün yayılmasını istiyordu. Ardında derin izler bırakarak sonsuzluğa gitti Ustamız Faruk Türkoğlu. Peşinde, kendisini tanımaktan bahtiyar sevenlerini ve nice nesillere ilham olacak çok değerli eserlerini bırakarak…</p>



<p>YERİ doldurulamayacak bir insanı kaybettik. Bu cümleyi aramızdan ayrılan meslek büyüklerimiz için sık kullandığımız bir betimleme örneği olarak görmeyin lütfen. Faruk Türkoğlu gerçekten yeri doldurulamaz bir insandı. Kelimenin gerçek anlamıyla bir ekonomi gazetecisiydi. Biz ekonomi gazetecileri üzerinde ciddi emeği vardır. Onunla çalıştıysanız zaten şanslısınız. Hayatınız, bakış açınız çoktan zenginleşti demektir. Çalışmadıysanız ama yazılarını takip ettiyseniz size de mutlaka bir şeyler eklemiştir. Sadece işini, mesleğini yapan bir gazeteci değildi. Etrafına karşı duyarlıydı. Emeğe saygısı büyüktü. Siz küçük bir çaba gösterseniz o misliyle destek verirdi. Meslektaşlarıyla dayanışma içinde olan, iyi olmanızı, gelişmenizi isteyen bir gazeteciydi. Faruk Ağabey’di. Duayenimizdi.</p>



<p>Dünya gazetesinin genel yayın yönetmenliğini yaptığım dönemde Faruk Ağabey, Referans gazetesinde yazılar yazıyordu. O süreçte, bana iyi bir ekonomi gazetesi nasıl olmalı üzerine onlarca not gönderdi. Ele aldığı her konuyu olduğu gibi, mesleğimizi de onun kadar araştıran, ortama bilinç getiren insan çok azdır. Financial Times, Wall Street Journal, Handelsblatt, İl Sole 24 Ore gibi ekonomi ve finans gazetelerini inceler, bizimkilerle her yönden karşılaştırır, güçlü yanlarımız ve eksiklerimize ilişkin görüşlerini sayfalar dolusu detaylı notlarla paylaşırdı. Çözüm bulmak istediğimiz sorunlara öyle yanılmaz biçimde parmak basardı ki, o notları bir kenara koymak mümkün değildi. Soluksuz okunurdu.</p>



<p>Boş lafı hiç yoktu Faruk Ağabey’in. Yöneticilere etkili yazı için önerilerde bulunduğu makalesinin ‘İyi yazının üç unsuru’ bölümünde, “Ne söylemek istiyorum? sorusunu her cümleye başlarken kendi kendinize sorduğunuzda en iyi içeriğe ulaşabilirsiniz” diyordu. Bu önerisini herhalde en iyi uygulayan da bizzat kendisiydi.</p>



<p>Hakan Güldağ</p>



<p></p>



<p>Faruk Türkoğlu, 1942 yılında Isparta’nın Yalvaç ilçesinde doğdu. İstanbul Erkek Lisesi’ndeki öğreniminin ardından İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ne adım attı ve 1970 yılında fakültemizden mezun oldu. Üniversite yılları, hayatında yalnızca diploma ile tamamlanan bir eğitim dönemi olmadı; kişiliğini, düşünce dünyasını ve memlekete bakışını derinden besleyen, yönünü belirleyen çok önemli bir evreye dönüştü. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde aldığı eğitim, onda kalıcı bir zihinsel disiplin, güçlü bir analiz yeteneği ve toplumsal meselelere daha geniş bir çerçeveden bakma alışkanlığı bıraktı.</p>



<p>Fakültemiz, o yıllarda Türkiye’de ekonomi, toplum ve siyaset üzerine en canlı tartışmaların yaşandığı başlıca düşünce ortamlarından biriydi. Faruk Türkoğlu da bu iklimin içinde kendini geliştirme ve analiz yeteneğini gösterme fırsatları buldu. Öğrencilik yıllarında sadece derslerini verip yoluna devam eden bir genç olmadı; iktisadi meseleleri memleket gerçeğiyle birlikte düşünen, tartışan, kendini ciddiyetle yetiştiren bir isim olarak öne çıktı. Mezuniyetinin ardından efsanevi hocalarımızdan İdris Küçükömer’in yönettiği kürsüde açılan asistanlık sınavını kazanması da bunun en somut işaretlerinden biriydi. Akademide kalma isteği, çalışkanlığı ve entelektüel birikimi karşılık bulmuştu. Sınav sonucunun daha sonra iptal edilmesi onun hayat yolunu değiştirdi, ama İktisat Fakültesi’nde kazandığı düşünce disiplini, analiz gücü ve memleket meselelerine geniş çerçeveden bakma alışkanlığı ömrü boyunca onunla birlikte yürüdü.</p>



<p>Çalışma hayatında bir süre İstanbul Defterdarlığı Vergi Kontrol bölümünde görev yaptıktan sonra DİSK’e bağlı Maden-İş Sendikası’nda toplu sözleşme uzmanı olarak çalıştı. Bu dönem, onun emek dünyasını, üretim ilişkilerini ve Türkiye ekonomisinin sahadaki gerçeklerini yakından tanıdığı yıllar oldu. Masadaki rakamlarla hayatın içindeki karşılıkları bir arada görmeyi, ekonomik meseleleri yalnızca teorik bir çerçevede değil, insan emeği ve toplumsal denge üzerinden de değerlendirmeyi bu yıllarda daha da derinleştirdi. Daha sonra gazeteciliğe yöneldi ve ekonomi basınında uzun yıllara yayılan çok güçlü bir iz bıraktı. Günaydın, Güneş, Yeni Asır ve Rapor’da muhabirlik yaptı; Ekonomik Panorama, Capital ve Ekonomist dergilerini kuran ve daha sonra büyük başarılara taşıyan isimlerden biriydi. Sabah, Dünya, Posta, Referans ve Para’da yazdı; son olarak da Ekonomi gazetesinde düzenli yazılarını sürdürdü. Böylece sendikal alanda edindiği saha bilgisiyle iktisat eğitiminin sağladığı sağlam zemini gazetecilikte buluşturdu ve ekonomi gazeteciliğinin duayenleri arasında yer aldı.</p>



<p>Yazdığı kitaplar da Faruk Türkoğlu’nun gazeteciliğini ve düşünce dünyasını kalıcı hale getiren önemli izler arasında yer aldı. Günlük yazılarının ötesine geçen bu eserler, onun bilgi birikimini, araştırmacı yönünü ve paylaşma isteğini açık biçimde ortaya koydu: Ansiklopedik Ekonomi ve İş Hayatı Sözlüğü, Ekonomiyle İlgili Her Şey, Neden Geç Kaldık Nasıl Yetişiriz, Gazeteci Oluyorum, Hızlı Büyüme Mümkün gibi eserlerle hem mesleğine hem de genel olarak Türkiye Ekonomisi’ne dair eserler verdi.</p>



<p>Faruk Türkoğlu, ekonomik gelişmeleri yalnızca rakamlarla değil, toplumla, emekle ve hayatın içinden gelen gerçeklerle birlikte okuyan kuşağın önemli temsilcilerinden biriydi. Ardında sadece yazılar, görevler ve unvanlar değil; ciddiyetle kurulmuş bir düşünce hayatı, emeğe saygıyla şekillenmiş bir bakış ve kendisini tanıyanlarda iz bırakan güçlü bir duruş bıraktı.</p>



<p>İktisat Fakültesi’nde biçimlenen düşünce dünyası, sendikal alanda kazandığı saha bilgisi ve gazetecilikte ulaştığı saygınlık, onun hayatında hep birbirini besleyen üç güçlü damar oldu.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="645" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/4-1024x645.jpg" alt="" class="wp-image-4403" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/4-1024x645.jpg 1024w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/4-300x189.jpg 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/4-768x484.jpg 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/4.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-2 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="707" height="1024" data-id="4395" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/1.jpeg" alt="" class="wp-image-4395" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/1.jpeg 707w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/1-207x300.jpeg 207w" sizes="(max-width: 707px) 100vw, 707px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" data-id="4400" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/2-1024x576.png" alt="" class="wp-image-4400" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/2-1024x576.png 1024w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/2-300x169.png 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/2-768x432.png 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/2-1536x864.png 1536w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/2-2048x1152.png 2048w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="768" data-id="4399" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/3-1024x768.png" alt="" class="wp-image-4399" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/3-1024x768.png 1024w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/3-300x225.png 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/3-768x576.png 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/3-1536x1152.png 1536w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/3-2048x1536.png 2048w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="666" height="1024" data-id="4396" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/5-666x1024.png" alt="" class="wp-image-4396" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/5-666x1024.png 666w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/5-195x300.png 195w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/5-768x1181.png 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/5.png 832w" sizes="(max-width: 666px) 100vw, 666px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="687" height="1024" data-id="4394" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/6-687x1024.jpg" alt="" class="wp-image-4394" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/6-687x1024.jpg 687w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/6-201x300.jpg 201w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/6-768x1144.jpg 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/6.jpg 859w" sizes="(max-width: 687px) 100vw, 687px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="671" height="1024" data-id="4398" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/7-671x1024.png" alt="" class="wp-image-4398" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/7-671x1024.png 671w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/7-197x300.png 197w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/7-768x1172.png 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/7-1006x1536.png 1006w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/7-1342x2048.png 1342w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/7.png 1664w" sizes="(max-width: 671px) 100vw, 671px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" data-id="4402" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/8-1-1024x576.png" alt="" class="wp-image-4402" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/8-1-1024x576.png 1024w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/8-1-300x169.png 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/8-1-768x432.png 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/8-1-1536x864.png 1536w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/8-1-2048x1152.png 2048w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p></p>
<p><a href="https://ifmc.org.tr/biz-iktisatlilar-icimizden-biri/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-faruk-turkoglu/">BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ FARUK TÜRKOĞLU</a> yazısı ilk önce <a href="https://ifmc.org.tr">ifmc</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ifmc.org.tr/biz-iktisatlilar-icimizden-biri/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-faruk-turkoglu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ NÜVİT ESERYEL</title>
		<link>https://ifmc.org.tr/biz-iktisatlilar-icimizden-biri/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-nuvit-eseryel/</link>
					<comments>https://ifmc.org.tr/biz-iktisatlilar-icimizden-biri/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-nuvit-eseryel/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ersel Koruk]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Feb 2026 20:34:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Biz İktisatlılar: İçimizden Biri]]></category>
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ifmc.org.tr/?p=4311</guid>

					<description><![CDATA[<p>BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ NÜVİT ESERYEL İFMC olarak Camiamıza emek...</p>
<p><a href="https://ifmc.org.tr/biz-iktisatlilar-icimizden-biri/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-nuvit-eseryel/">BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ NÜVİT ESERYEL</a> yazısı ilk önce <a href="https://ifmc.org.tr">ifmc</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ</p>



<p>NÜVİT ESERYEL</p>



<p>İFMC olarak Camiamıza emek vermiş değerli hocalarımızı ve mezunlarımızı tanıtmak ve yad etmek adına yaptığımız paylaşımlarımıza bu kez değerli mezunumuz, İFMC Yönetim Kurullarında uzun yıllar Genel Sekreterlik görevinde bulunmuş, komisyonlarımızın daimî üyesi Nüvit Eseryel ile devam ediyoruz. Paylaşımımıza yazıları ve fotoğrafları ile destek olan Fisun Görkem, Dr. Öğr. Üyesi Aylin Altınay, Güneş Eseryel, Tuncay Seza Ak ve Ahmet C. Özkan’a teşekkür ediyor, eksikliğini daima hissedeceğimiz sevgili arkadaşımızı sevgi, saygı ve özlemle anıyoruz.</p>



<p>İÜ İKTİSAT FAKÜLTESİ MEZUNLARI CEMİYETİ</p>



<p>Bizim de Nüvit&#8217;le tanışmamız 48 yıl önce okul yıllarına dayanıyor. Çok güzel umutlar, çok güzel hayallerle bir mücadele içinde bulmuştuk kendimizi. Sanki tüm arkadaşlarımız birlikte doğup birlikte büyümüş tük. Oysa her birimiz ülkenin dört bir yanından gelip buluşmuştuk. Acısıyla, tatlısıyla geçen zorlu yılların ardından hepimiz iş hayatına atılmıştır. Nüvit de benim gibi finans sektöründe çalıştığı için bazen görüşürdük. Bazen de cemiyette bir araya gelirdik. Ben bankacılık hayatına daha fazla dayanamayıp bir süre sonra İstanbul&#8217;u terk edip Datça&#8217;ya yerleştim. Tabii ki arkadaşlarımla eskisi gibi bir araya gelemiyordum artık. Günün birinde Nüvit aradı ve &#8220;Fisun biz Datça&#8217;da ev aldık &#8220;dedi. O da bizim gibi Datça sevdalısı olmuştu. Zeytin&#8217;e, badem&#8217;e sevdalanmıştı. Doğa katliamına karşı yapılan her eylemde köylülerle yan yana yürüdü. Bu dinginlikte Nüvit&#8217;le ve can yoldaşı Güneş&#8217;le komşuluk yapmak ayrı bir güzellikti. Evlerinin yanındaki tek katlı eve 2. kat çıkılıp pansiyon yapıldığında çok üzülmüştü. İkimiz de her yaz arkadaşlarımızın gelmesini iple çekerdik. Peş peşe yitirdiğimiz canlarımızın üçüncüsü oldu Nüvit. Her geldiğinde &#8220;Biz geldik&#8221; diyen sesini çok arayacağız arkadaşım. &#8220;Acelen varsa ne işin var Datça&#8217;da &#8220;diye bir söz vardır buralarda. Ama belli ki senin acelen varmış kardeşim. Yattığın yer incitmesin.</p>



<p>Fisun Görkem</p>



<p></p>



<p>Nüvit Eseryel, incecik ve uzun bedeni, munis karakteri ve dağ tepe demeden dünyayı gezişiyle bende hep 80-90 yaşına kadar yaşayacak hissi uyandıran bi’tanecik Adanalı abimdi. Gerçekten, hayata ve insanlara bu denli özen gösteren birinin aramızdan bu kadar erken ayrılabileceğine ihtimal vermezdim, alacağın olsun felek dedim acı haberi aldığımda. Sonra bu şaşkınlığımı ortak bir dostumuzla paylaştığımda aldığım cevapla aydınlandım, &#8220;Ama uzun yaşamak için biraz da gam tutmamak lazım, Nüvit gam tutardı”. İşte o an fark ettim; Nüvit Abi’nin naif kişiliği, nezaketi, her sohbette kendini belli eden derin insan sevgisi ve gönül kırmama gayreti onu kim bilir ne kadar yormuştu. Nüvit Abi varlığıyla kimseye yük olmayan, aksine çevresindekilere hep bir şeyler katanlardandı. Ama belki de başkalarının dertlerini kendine dert edinmesi, dünyanın gamını taşıması ona bu erken sona getirmişti&#8230; İşte bu yüzden onu kaybetmek, yalnızca bir insanı kaybetmek değil; bir bilgeyi, bir abiyi, bir dert ortağını kaybetmek oldu sevdikleri için. Işıklar içinde uyu Nüvit Abi’cim, yaşarken sen bizlerin gamını aldın, şimdi sensizliğin gamıyla seni anılarımızda yaşatmak bize kaldı. Her zaman sevgiyle…</p>



<p>Dr. Öğr. Üyesi Aylin Altınay</p>



<p></p>



<p>Nüvit, 37 yıllık hayat arkadaşımdı, ailesine, arkadaşlarına, İFMC’ye, maçlara, siyasete, yürüyüşe düşkündü. Lenfoma teşhisi konmadan 4 ay evvel bile dağ yürüyüşlerindeydik. İlk tedavi alırken iyi gidiyordu fakat sonraki dönemde 3 aya yakın hastanede kaldık, hastalığı agresif çıktı. Artık özgür olmak istediğini söylüyordu, istediği gibi de oldu, yoğun bakımda yarım günden az kaldı. Onun sohbetlerini hep arayacağım.</p>



<p>Güneş Eseryel</p>



<p></p>



<p>NÜVİT&#8230;</p>



<p>Gençlik arkadaşıydık onunla. Benim çokça çalıştığım onun da hep okulda olduğu zamanlardı. O nedenle o alevli günleri çok paylaştığımız söylenemez. Farklı kanallarda çözüm arayan solculardık. Hani, birbirimize muzip &#8220;Clark&#8221;lar çektiğimiz ama zor anlarda sırt sırta verdiğimiz&#8230;</p>



<p>Okul sonrası 12 Eylül artığı günlerde daha çok buluştuk. Özellikle İFMC odaklı günlerimizde, senede bir gün de olsa karıncalandığımız günlerde.. Halk Leasing günlerinde kahvesini de içtim. Komşuymuş ofislerimiz meğerse. Çok konuşkandı, zaman dururdu anlatırken.</p>



<p>O Galatasaray&#8217;lıydı, ben Fener&#8217;li&#8230; Karşıttık(!) en efendicesinden&#8230;</p>



<p>Beyefendi insandı Nüvit. Ne hüzündür ki onu Mehmet&#8217;in uğurlamasında göremeyince öğrendim durumunu, görünmez olmuştu Nüvit.</p>



<p>Gidişi de beyefendice oldu, sessizce. Ve bu kadarı bana çok geldi.</p>



<p>Özlüyorum kardeşimi&#8230;</p>



<p>Tuncay Seza Ak</p>



<p></p>



<p>Hayatta insanın sırtını yaslayacağı dostu, genellikle bir elin parmakları ile sınırlıdır. Benim için Nüvit onlardan biriydi. Yurt içinde, yurt dışındaki gezilerde güzel anılarımız oldu. Yenileri düşüncesindeyken, birden aramızdan ayrıldı. İçimde yokluğunun burukluğunu yaşıyorum. </p>



<p>Ahmet C. Özkan</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-3 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="480" height="640" data-id="4312" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/1-1.jpg" alt="" class="wp-image-4312" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/1-1.jpg 480w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/1-1-225x300.jpg 225w" sizes="(max-width: 480px) 100vw, 480px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="640" height="376" data-id="4313" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-1.jpg" alt="" class="wp-image-4313" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-1.jpg 640w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-1-300x176.jpg 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" data-id="4321" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-2-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-4321" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-2-1024x576.jpg 1024w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-2-300x169.jpg 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-2-768x432.jpg 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-2.jpg 1032w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="640" height="419" data-id="4319" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-3.jpg" alt="" class="wp-image-4319" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-3.jpg 640w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-3-300x196.jpg 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="640" height="426" data-id="4315" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-4.jpg" alt="" class="wp-image-4315" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-4.jpg 640w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-4-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="640" height="480" data-id="4314" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-5.jpg" alt="" class="wp-image-4314" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-5.jpg 640w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-5-300x225.jpg 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="642" height="1024" data-id="4326" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-6-642x1024.jpg" alt="" class="wp-image-4326" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-6-642x1024.jpg 642w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-6-188x300.jpg 188w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-6-768x1225.jpg 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-6-963x1536.jpg 963w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-6.jpg 1003w" sizes="(max-width: 642px) 100vw, 642px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="960" height="639" data-id="4322" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-7.jpg" alt="" class="wp-image-4322" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-7.jpg 960w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-7-300x200.jpg 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-7-768x511.jpg 768w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="960" height="549" data-id="4318" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-8.jpg" alt="" class="wp-image-4318" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-8.jpg 960w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-8-300x172.jpg 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-8-768x439.jpg 768w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="960" height="720" data-id="4320" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-9.jpg" alt="" class="wp-image-4320" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-9.jpg 960w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-9-300x225.jpg 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-9-768x576.jpg 768w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="543" height="640" data-id="4323" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-10.jpg" alt="" class="wp-image-4323" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-10.jpg 543w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-10-255x300.jpg 255w" sizes="(max-width: 543px) 100vw, 543px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="768" data-id="4325" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-11-1024x768.jpg" alt="" class="wp-image-4325" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-11-1024x768.jpg 1024w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-11-300x225.jpg 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-11-768x576.jpg 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-11-1536x1152.jpg 1536w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-11.jpg 1600w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="720" height="960" data-id="4316" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-12.jpg" alt="" class="wp-image-4316" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-12.jpg 720w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-12-225x300.jpg 225w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="640" height="480" data-id="4317" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed.jpg" alt="" class="wp-image-4317" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed.jpg 640w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-300x225.jpg 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="640" height="360" data-id="4324" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed.png" alt="" class="wp-image-4324" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed.png 640w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/unnamed-300x169.png 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></figure>
</figure>
<p><a href="https://ifmc.org.tr/biz-iktisatlilar-icimizden-biri/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-nuvit-eseryel/">BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ NÜVİT ESERYEL</a> yazısı ilk önce <a href="https://ifmc.org.tr">ifmc</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ifmc.org.tr/biz-iktisatlilar-icimizden-biri/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-nuvit-eseryel/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ MEHMET ZEKİ TÜYSÜZ</title>
		<link>https://ifmc.org.tr/biz-iktisatlilar-icimizden-biri/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-mehmet-zeki-tuysuz/</link>
					<comments>https://ifmc.org.tr/biz-iktisatlilar-icimizden-biri/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-mehmet-zeki-tuysuz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ersel Koruk]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Feb 2026 19:04:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Arşiv]]></category>
		<category><![CDATA[Biz İktisatlılar: İçimizden Biri]]></category>
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ifmc.org.tr/?p=4272</guid>

					<description><![CDATA[<p>BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ MEHMET ZEKİ TÜYSÜZ Bu paylaşımımızda bugün...</p>
<p><a href="https://ifmc.org.tr/biz-iktisatlilar-icimizden-biri/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-mehmet-zeki-tuysuz/">BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ MEHMET ZEKİ TÜYSÜZ</a> yazısı ilk önce <a href="https://ifmc.org.tr">ifmc</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ</p>



<p>MEHMET ZEKİ TÜYSÜZ</p>



<p>Bu paylaşımımızda bugün İÜ İktisat Fakültesi mezunu, üyemiz, uzun yıllar İFMC Yönetim Kurullarında çeşitli görevlerde bulunmuş, eski Genel Başkan Yardımcılarından Mehmet Zeki Tüysüz’ü arkadaşları ve dostlarının kaleminden, farklı yönleriyle tanıyacak ve anacağız.</p>



<p>İÜ İKTİSAT FAKÜLTESİ MEZUNLARI CEMİYETİ</p>



<p></p>



<p>Sevgili arkadaşımız Mehmet’le yaklaşık yarım asır süren dostluğumuz ne yazık ki onun ani vefatıyla büyük bir özleme dönüştü. Aslında geçtiğimiz iki yıl hepimiz için çok zordu. Bu süre içinde çok sevdiğimiz arkadaşlarımızı yitirdik. Önce Mehmet vefat etti, ardından Ahmet’i ve Nüvit’i kaybettik.</p>



<p>Arkadaşlığımız 12 Eylül öncesi Türkiye’nin büyük bir karmaşa yaşadığı yıllarda başlamıştı. Türkiye’nin en zor dönemlerinde amfileri dolduruyorduk. Boykotlar, direnişler, korsan mitingler yaparak antifaşist mücadele verirken aynı zamanda Süleymaniye’deki kahvemizde bazen tüm gün toplanıp birlikte keyifli sohbetler ediyorduk.</p>



<p>12 Eylül sonrasında da dostluğumuz ara vermeden devam etti. Hepimiz farklı işlerde çalışmamıza rağmen Cemiyetimizde hep bir aradaydık, hiç kopmadık.</p>



<p>Mehmet’le Cemiyet yönetiminde yıllarca birlikte çalıştık. Mehmet’in kendine has bir tarzı vardı. Yönetim toplantılarına gelirken giyim tarzıyla yıldız gibi parlardı.</p>



<p>Mehmet aynı zamanda sanatçı ruhluydu. Çok güzel resim yapar ve karikatür çizerdi. Bir diğer tutkusu klasik otomobillerdi. Hafta sonlarını, genellikle İstanbul’un çeşitli garajlarında klasik otomobilleri için parça arayarak geçirirdi.</p>



<p>Mehmet’in ne kadar güler yüzlü ve esprili olduğunu da söylemesek olmaz. Bazen Karadeniz şivesiyle konuşur, bizi gülümsetirdi.</p>



<p>Aynı zamanda örnek bir babaydı. Pırlanta gibi iki kız çocuğu yetiştirdi. Kızlarıyla gurur duyardı.</p>



<p>Kısacası hayatı gerçekten dolu dolu yaşayan biriydi. Bu ölüm Mehmet’e hiç yakışmadı. Onun yokluğunu her zaman hissediyoruz.</p>



<p>Birlikte oturup uzun saatler sohbet ettiğimiz masalarda onu ve diğer kaybettiğimiz arkadaşlarımızı yaşatmaya devam edeceğiz.</p>



<p>Sizi hiç unutmayacağız…</p>



<p>NURAN PEKİNER</p>



<p></p>



<p>78 Eylülünde Süleymaniye’de ilk tanıdığım arkadaşlarımdan biriydi, herkes ona Laz Mehmet derdi ki kendisi bu lakaptan hiç hoşlanmazdı, ilk andan itibaren bu hassasiyetini anladığım için hep Mehmet dedim yıllar içinde kardeşlerini, memleketlilerini tanıdıktan sonra ikinci adı Zeki&#8217;yi kullandıklarını öğrendim ve Zeki demeye başladım hiç rahatsız olmadı çok Mehmet vardı karışmasın diye&#8230; Hayatımda tanıdığım en insancıl, en dost canlısı, en zarif, en şık giyinen devrimciliği yaşamının hiçbir anında bırakmamış harika bir adamdı&#8230; Onunla 47 yıllık arkadaşlığımız içinde acı-tatlı birçok anımız, paylaştığımız rakı masaları parasız zamanlarımızda bira-midye tava, İnönü stadında birçok Beşiktaş maçı oldu&#8230; Haddimizi bilmeden çıktık halı sahalarda futbolculuk oynamaya kalkıştık, 12 Eylül gecesinde Üsküdar Fıstıkagacındaki evde beraber mahsur kaldık,&nbsp; Gezi direnişinde neredeyse her gün Taksim&#8217;de dolaştık, Bodrum tatillerimizde çok gençken çadırlarda, ilerleyen yıllarda daha iyi koşullarda denize girdik&#8230; Onu şık, zarif, entelektüel, yabancı dile merakı ve becerisi, plastik sanatlara olan ilgisi ve doğal yeteneği, iyi bir aile babası, kızlarına aşık bir baba, arkadaş canlısı eli açık biri olarak hatırlayacağım ve unutmayacağım&#8230;</p>



<p>SEFER YILMAZ</p>



<p></p>



<p>Sevgili Laz Mehmet&#8217;imizi taa üniversite yıllarından özellikle 16 Mart 1978 katliamının akşamı üniversitede geçirdiğimiz gecenin bir vakti, canı babasının onunla omuz omuza olmaya geldiğindeki heyecanından hatırlıyorum.</p>



<p>19-20 yaşlarından beri dostluğumuz devam ediyordu.</p>



<p>Mezun olduk, mezunlar cemiyetimizin Ceylan Apartmanındaki lokalinde güzel anılar biriktirmeye devam ettik.</p>



<p>Kovboy çizmeleriyle ağır ağır lokalin salonuna giriş yaparken söylediği &#8220;gracias a la vida&#8221; onun geliş anonsu olmuştu, hemen arkasından Muzaffer Gür&#8217;ün &#8220;laaazzzz meehmmeeeeet&#8221; serenadı halen kulaklarımızda hoş bir sada olarak duruyor.</p>



<p>Cemiyetin her kurulunda özveriyle çalışan bazen &#8220;neredeyim ben yahu sıkıldım daa&#8221; diyen, birçok konuda gerçekten oldukça kabiliyetli, sevgili arkadaşımız Mehmet Tüysüz’ün ve kaybettiğimiz tüm arkadaşlarımızın anısı önünde saygıyla eğiliyorum.</p>



<p>HASAN RIZA SAYIL</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="1024" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/1000051451-1024x1024.jpg" alt="" class="wp-image-4273" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/1000051451-1024x1024.jpg 1024w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/1000051451-300x300.jpg 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/1000051451-150x150.jpg 150w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/1000051451-768x768.jpg 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/1000051451.jpg 1440w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-4 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="1024" data-id="4283" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-01-at-21.27.40-7-768x1024.jpeg" alt="" class="wp-image-4283" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-01-at-21.27.40-7-768x1024.jpeg 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-01-at-21.27.40-7-225x300.jpeg 225w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-01-at-21.27.40-7-1152x1536.jpeg 1152w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-01-at-21.27.40-7.jpeg 1536w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="720" height="959" data-id="4274" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-01-at-21.27.40-6.jpeg" alt="" class="wp-image-4274" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-01-at-21.27.40-6.jpeg 720w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-01-at-21.27.40-6-225x300.jpeg 225w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="720" height="960" data-id="4277" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-01-at-21.27.40-5.jpeg" alt="" class="wp-image-4277" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-01-at-21.27.40-5.jpeg 720w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-01-at-21.27.40-5-225x300.jpeg 225w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="1024" data-id="4282" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-01-at-21.27.40-4-768x1024.jpeg" alt="" class="wp-image-4282" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-01-at-21.27.40-4-768x1024.jpeg 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-01-at-21.27.40-4-225x300.jpeg 225w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-01-at-21.27.40-4-1152x1536.jpeg 1152w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-01-at-21.27.40-4.jpeg 1536w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="971" data-id="4281" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-01-at-21.27.40-3-1024x971.jpeg" alt="" class="wp-image-4281" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-01-at-21.27.40-3-1024x971.jpeg 1024w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-01-at-21.27.40-3-300x285.jpeg 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-01-at-21.27.40-3-768x729.jpeg 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-01-at-21.27.40-3.jpeg 1536w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="720" height="717" data-id="4276" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-01-at-21.27.40-2.jpeg" alt="" class="wp-image-4276" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-01-at-21.27.40-2.jpeg 720w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-01-at-21.27.40-2-300x300.jpeg 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-01-at-21.27.40-2-150x150.jpeg 150w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="720" height="540" data-id="4279" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-01-at-21.27.40-1.jpeg" alt="" class="wp-image-4279" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-01-at-21.27.40-1.jpeg 720w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-01-at-21.27.40-1-300x225.jpeg 300w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="566" height="473" data-id="4275" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-01-at-21.27.40.jpeg" alt="" class="wp-image-4275" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-01-at-21.27.40.jpeg 566w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-01-at-21.27.40-300x251.jpeg 300w" sizes="(max-width: 566px) 100vw, 566px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="651" height="869" data-id="4278" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-01-at-21.27.39-1.jpeg" alt="" class="wp-image-4278" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-01-at-21.27.39-1.jpeg 651w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-01-at-21.27.39-1-225x300.jpeg 225w" sizes="(max-width: 651px) 100vw, 651px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="600" height="713" data-id="4280" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-01-at-21.27.39.jpeg" alt="" class="wp-image-4280" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-01-at-21.27.39.jpeg 600w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2026/02/WhatsApp-Image-2026-02-01-at-21.27.39-252x300.jpeg 252w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure>
</figure>
<p><a href="https://ifmc.org.tr/biz-iktisatlilar-icimizden-biri/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-mehmet-zeki-tuysuz/">BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ MEHMET ZEKİ TÜYSÜZ</a> yazısı ilk önce <a href="https://ifmc.org.tr">ifmc</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ifmc.org.tr/biz-iktisatlilar-icimizden-biri/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-mehmet-zeki-tuysuz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ PROF. DR. BAKİ IŞIKARA</title>
		<link>https://ifmc.org.tr/genel/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-prof-dr-baki-isikara/</link>
					<comments>https://ifmc.org.tr/genel/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-prof-dr-baki-isikara/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ersel Koruk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Feb 2025 18:48:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Biz İktisatlılar: İçimizden Biri]]></category>
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ifmc.org.tr/?p=3797</guid>

					<description><![CDATA[<p>BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ PROF. DR. BAKİ IŞIKARA Değerli İktisatlılar,...</p>
<p><a href="https://ifmc.org.tr/genel/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-prof-dr-baki-isikara/">BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ PROF. DR. BAKİ IŞIKARA</a> yazısı ilk önce <a href="https://ifmc.org.tr">ifmc</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ</p>



<p>PROF. DR. BAKİ IŞIKARA</p>



<p>Değerli İktisatlılar, bir süredir devam eden Camiamızın kıymetli isimlerini andığımız ve genç iktisatlılara tanıttığımız serimizin bu ay konuğu Prof. Dr. Baki Işıkara.</p>



<p>Hocamız; çok değerli bir bilim adamı olmasının yanında, öğrencilerine karşı her zaman anlayışlı, sevecen ve nazik tutumuyla da anılarımızda yer edinmiştir.</p>



<p>Prof. Dr. Baki Işıkara ile ilgili anılarını, düşüncelerini ve fotoğraflarını bizlerle paylaşan Prof. Dr. İzzeddin Önder, Prof. Dr. Enis Sınıksıran ve Prof. Dr. Mustafa Tekin’e çok teşekkür ediyor, Değerli hocamızı saygı ı ve özlemle anıyoruz.&nbsp;</p>



<p>İÜ İKTİSAT FAKÜLTESİ MEZUNLARI CEMİYETİ</p>



<p>Baki Işıkara Hoca</p>



<p>Hoca deyince, insanın aklına asık suratlı, anlayışsız, yanına yaklaşılamaz tipler insanın aklına geliyor, hele de bundan yarım asır önce Türkiye’nin en büyük üniversitelerinin biri söz konusu olduğunda!</p>



<p>Hayret edilecek şekilde, evet bundan yaklaşık yarın asır önce, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde bu tanımlamanın tam tersinin sembolü olacak kadar şeker bir hoca vardı: Profesör Baki Işıkara!</p>



<p>Baki Hoca o kadar hoşgörülü ve bir o kadar da nazik bir hoca idi ki, teklifsiz yanına gidebilir, her türlü sorununuzu kendisiyle tartışabilir ve çoğu durumda meseleniz çözülmüş olarak yanından ayrılırdınız.</p>



<p>Yıl 1967, Türkiye’de Kamu Harcamalarının Seyri başlıklı bir kitap yazmıştım. Kitap için, yıllar itibariyle kamu harcamalarının gelişme seyri ile ilgili korelasyon çalışması yapılması gerekiyordu. Bu iş elle yapılamazdı, data oldukça büyüktü. Ne yapayım ne edeyim diye yakınırken, bazı arkadaşlar Profesör Baki Işıkara’yı önerdi. Ben o zaman yeni doktorasını almış bir asistandım, oysa Baki Hoca yılların profesörü idi. Arkadaşların verdiği cesaretle Baki Hoca’nın odasına, biraz da çekinerek gittim. Aman Allah’ım, yılların hocası Baki Hoca tarafından öyle bir kırk yıllık arkadaş muhabbeti ile karşılandım ki, gerçekten o anı hiç unutamam. Yılların hocası, yeni doktorasını almış olan bir genç asistanı sanki yılların arkadaşı gibi karşıladı, derdimi dinledi ve sorunumu çözdü. Bütün denklemleri oturttu ve öylesine çözümleri sağladı ki, kitabımın bel kemiğini Baki Hoca oluşturdu, derim.</p>



<p>Kitabın girişinde doğal olarak Baki Hoca’ya derin teşekkürümü ifade ettim. Fakat benim çoktan rahmete kavuşmuş olan Sevgili Baki Hoca’ya asıl teşekkürüm, bana anlı sanlı profesörlerin afra tafralarla gezindiği bir ortamda “insan” olabilme sanatını öğretmesi içindir. Baki Hoca kadar yapamasam da bugün gelmiş olduğum insanî çizgide Baki Hoca ile bir-iki günlük görüşmemde oluşmuş öğretinin rolü ve etkisi çok büyüktür. İşte, sevgili Baki Hoca’ya sonsuz teşekkürüm bundan dolayıdır!</p>



<p>Sevgili Baki Hocam, size kitabıma yaptığınız değerli katkılar için teşekkür ediyorum, fakat asıl minnettarlığım bana ahlak ve davranışsal alanda yaptığınız unutulmaz katkılarınız içindir!</p>



<p>Ebedi yaşamınızda huzur içinde uyuyun!</p>



<p>Prof. Dr. İzzeddin Önder</p>



<p>Baki Işıkara Hocamız, akademik hayatıma başladığım İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Ekonometri Bölümü Yöneylem ana bilim dalında, dönemin 3 profesöründen birisiydi. Diğer ikisi ise Kenan Ural ve Merih İpek hocalardı. Üç hocamızın da üzerimde emekleri çok büyüktür ve etki alanları farklıdır ama Baki Hoca&#8217;nın etkisini Jacques Ranciere&#8217;in ünlü kitabı Cahil Hoca&#8217;nın baş karakteri Jacotot&#8217;unkine benzetirim.</p>



<p>Jacotot, 1815&#8217;te Restorasyon Dönemi’nin başlamasıyla birlikte isteyerek olmasa da öğretmen olarak Leuven&#8217;e gider. Burada ders verecektir ancak ciddi bir sorun vardır. Öğrencilerle ortak bildiği bir dil yoktur. Öğrencileri Fransızca bilmiyorken o da Flamanca bilmiyordur. Şansına o tarihlerde bir sayfası Fransızca ve öbür sayfası da Flamanca olan Fénelon&#8217;un bir Telemak çevirisi yayınlanmıştır. Öğrencilerine bu kitabı dağıtan Jacotot, fransızcaya ilişkin gramer vs hiçbir araç ve yöntem kullanmadığı halde, dönem sonunda öğrencilerinin tümünün en ufak bir gramer hatası bile yapmadan Telemak&#8217;ı kendi cümleleriyle özetlediklerini keşfetmiştir.&nbsp; Bu durum Jacotot&#8217;a, bir şeyin öğretilmesi için öğretmene neden ihtiyaç duyulduğu sorgulamasını getirmiştir.&nbsp; Jacotot üzerinden Ranciere&#8217;in tezleri ilginçtir: Aslında bir konuyu öğrenmek için, tıpkı bir çocuğun doğduğu andan itibaren sadece kendi gözlem ve tekrarları üzerinden anadilini öğrenmesine öykünmeliyiz. Konuya kendimizi sürekli maruz bırakmak ve bireysel olarak irade göstermek yeterlidir. Bu ikili ilişki, öğretmenin varlığı, daha doğrusu onun öğretme çabası ile bozulur ve öğrenmenin önünde bizzat bir engele dönüşür.&nbsp; Konuyu kavradığını düşünen öğretmenin, buna emin olmak için öğrenciye ihtiyacı vardır, öğrencinin konuyu anlamak için öğretmene değil. Kısaca, Ranciere’e göre, özgürleştirmeksizin eğitilenler aptallaştırılır.</p>



<p>Jacotot&#8217;un Telemak çevirisi gibi Baki Hoca da bir gün elinde bir tomar dergi ile geldi. Bunlar son 2 yılın JASA (Journal of the American Statistical Association) ve Econometrica gibi istatistik ve ekonometri alanındaki en prestijli dergilerinden oluşuyordu. Hoca, &#8220;Bu dergileri karıştır, göreceksin ki burada yazılanlar kitaplardakilere benzemez. Pedagojik saiklerle yazılmazlar. Her yazar bir bulmaca çözdüğünü düşünür ve seni bulmacasına ortak eder. Eğer bu bulmacaları anlarsan ve bir gün sen de bir bulmaca sunarsan gerçekten araştırmacı olursun&#8221; dedi ve müstehzi bir gülümsemeyle uzaklaştı. Derhal dergileri karıştırmaya koyuldum. Hemen tüm sayılara bakıp, makalelerin hepsine göz gezdirdim. Hiçbir şey anlamıyordum. Rastladığımda bir iki soru soracak olduğumda, yol uzun, sabırlı ol, çözersin dışında bir yardım da alamadım. Gözüme kestirdiğim bir iki makaleye odaklaşmaya, anlamadığım kavram ve yöntemler için başka kaynaklara başvurmaya başladım. Haftalar sonra sis dağılmaya başladı, öğretmensiz öğrenmeye başlamıştım.</p>



<p>Baki hoca bilerek mi yaptı bilemeyeceğiz ama Jacotot&#8217;unkine benzer bir süreç uygulamıştı. Bu&nbsp;&nbsp; deneyim bana yalnızca kendi alanımda çalışma disiplini vermedi aynı zamanda öğrencilerim ve asistanlarımla nasıl ilişki kurmam gerektiği hususunda da düşünmemi sağladı. Onlara da her zaman söylediğim, &#8220;Size okyanusu gösterebilirim, boğulmamanızı sağlayabilirim ama yüzme öğrenmek sizin işiniz!&#8221; oldu.</p>



<p>Yolumuza ışık tuttun, ışıklar içinde uyu Baki Hocam</p>



<p>Prof. Dr. Enis Sınıksıran</p>



<p>Hayatımın akışını ve hayata bakışımı değiştiren değerli bilim adamı hocam Prof. Dr. Baki Işıkara’dan bahsetmeden önce, baki hocamın kısaca biyografik akademik özgeçmişinden bahsetmek onu özü itibariyle tanımak ve anlatmakta bize yardımcı olacaktır.</p>



<p>Prof. Dr. Baki Işıkara 1930 yılında Mersin&#8217;de doğmuş, bu şehirde ilk ve or­taokullarını bitirdikten sonra, İstanbul&#8217;da Robert Kolej’in lise kısmına girmiş ve 1950 yılında bu liseden mezun olmuştur. Işıkara hocam aynı yıl İs­tanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ne kaydolmuş ve adı geçen kurumdan 1955 yılında iyi derece ile mezun olmuştur. 1955 yılında ise İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İstatistik ve Tatbiki İktisat Kürsüsü’ne asistan olarak girmiş ve fakültede bulunduğu 1955-1960 yılları arasında fakültedeki çalışmalarına devam ettiği gibi ayrıca görevi olmadığı halde İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’nde dinleyici sıfatıyla ile 2 sene boyunca Matematik dersleri almıştır. Gerek fakültede asistan olarak bulunduğu devrede gerek sonraki çalışmalarında hocam Baki Işıkara, ilmî tecessüs (bir şeyi ille de görme, anlama merakı sahibi) olduğunu muhtelif vesilelerle ispat etmiştir.&nbsp; Kendisi her zaman kolaylıkla netice veren fakat üstünkörü, yüzeysel kalan çalışmalardan sakınmış, asli formasyonu itibariyle bir matematikçi olmamasına rağmen, iktisat ilminin matematik, istatistik ve matematiksel istatistikle ilgili sahaları üzerinde bütün gayretlerini yoğunlaştırmış ve bu mevzularda kendini hakkıyla yetiştirebilmiş ender insanlardan biridir. 1960 yılında o zamana göre çok ciddi bir çalışma olan “Türkiye’de Şe­ker Talebi” adlı çalışmasıyla pekiyi derece ile doktorasını aldıktan sonra askere giden hocam Baki Işıkara yedek subaylığını Devlet Planlama Teşkilatı’nda yapmış, terhisinden sonra da bu müessesede Ocak 1963’e kadar istihdam edilmiştir. Devlet Plânlama Teşkilâtında bulunduğu devrede, kendisi ayrıca Orta Doğu Teknik Üniversitesi İdari İlimler Fakültesi öğrencilerine İstatistiğe Giriş, İktisatçılar için Matematik, Ekonometriye Giriş derslerini vermiş ve adı geçen Üniversiteye Ocak 1963 de asaleten yardımcı profesör olarak tayin edilmiştir. 1964 ders yılında, bir araştırma bursu kazanan Işıkara hocam, Manchester Üniversitesi İktisat ve İstatistik Bölümünde dünyaca ünlü Profesör J.Johnston yanında 9 ay çalışmak imkânını bulmuştur. 1966 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ne öğretim görevlisi olarak atanmış, 1967 yılında “Doğrusal İktisadi Modellerde Parametre Tayininde Kullanılan Usuller” adlı doçentlik teziyle doçent olmuş ve 1976 yılında ise profesör kadrosuna atanmıştır.</p>



<p>Prof. Dr. Baki Işıkara hocamın yukarıda bahsettiğim biyografik akademik özgeçmişinden bahsetmekle benim hocamla tanışıp onun hayatımı değiştirmesi meselesine geçmek gerekiyor sanırım.</p>



<p>1986 yılında Bilgi İşlem Merkezi’nde öğretmen (matematik öğretmenliği) kadrosunda memur (merkezde aynı zamanda bilgisayar programcısı göreviyle) olarak çalışırken Yrd. Doç. Dr. Osman Çetinkaya’nın istatistik araştırmaları için bu merkeze geldiğinde bu merkezde istatistik analizleri yapan Arif Kubat beye araştırılacak veriler üzerinde “ANOVA, MANOVA, t testi, faktör analizi…” yapalım şeklinde benim o süreçte anlamadığım konuşmaları üzerine, benim Osman hocama “Bunlar nedir ve ben bunları nasıl öğrenebilirim ?” şeklindeki soruma karşılık bana: “Sen meraklı bir gence&nbsp; benziyorsun, o zaman sen&nbsp; ekonometri bölümü istatistik yüksek lisans sınavına hazırlanıp sınava gir kazanırsan&nbsp; bölümdeki dersleri aldığında bu konuşmaları anlarsın” şeklindeki konuşması beni akademik hayata yönlendirmesi&nbsp; sonuçta hayatımın dönüm noktalarından biri olmuştur. Bu nedenle önce Osman Çetinkaya hocama burada teşekkürü borç bilirim.</p>



<p>Prof. Dr. Baki Işıkara Hocam, ekonometri bölümü istatistik yüksek lisansını kazandığımda bu programda okutulan “Regresyon Analizi” derslerine katıldığımda tanıdığım üzerimde emekleri ve etki alanı çok büyük olan çok değerli hocalarımdan birisidir. Ayrıca bu ders programında bulunan “Lineer Modeller” dersini Prof. Dr. Merih İpek hocamdan, “Lineer Cebir” ve “Matematiksel İstatistik” derslerini de Yrd. Doç. Dr. Osman Çetinkaya hocamdan alma sürecinde, bahsettiğim tüm hocalarımın ders dışında bana çok şey kattıklarını ifade etmeliyim.</p>



<p>Ben derse girdiğimde matematik eğitimli ve bilgisayar programcısı olduğum için hocamın anlattığı konuları kolayca kavrıyordum. Hocam kara tahtada tebeşirle bir matrisin tersini bulmak için hemen hemen yarım saat uğraşıyor ve tahtayı sildiğinde sınıf tebeşir tozuyla doluyordu; bu da kürsü üzerinin tebeşir tozuyla dolmasına ve solunum sorununa sebep oluyordu. Tebeşir tozlarının yatışması için iki-üç dakika beklemek elzemdi. Bir gün hocam, “Hocam bu uğraşmayın ben size bu matris hesaplamalarını Excel programına benzer bir program olan lotus123 programı yardımıyla (Excel o zamanlar yoktu) hesaplayıp kâğıda yazdırarak getireyim dedim”. Hocam çok şaşırmıştı. Bir sonraki derste kullanacağı bir matris hesaplamasını bana göstererek “Bu matrisin tersini hesaplayabilir misin?” dedi. Ben de “olur hocam” diyerek matrisi kâğıt üzerinde alıp bilgi işlem merkezindeki bilgisayarımda matrisin tersini hesaplayarak kâğıt üzerine çıktısını alıp getirdim. Bu durum, hocamla bilgi alışverişimin, hocamı tanımanın ve akademik hayatta neler yapılması gerektiğini öğrenmemin bir başlangıcı oldu. Bir ders öncesinde hocamın akademik özgeçmişinde bahsettiğim Profesör J. Johnston dan aldığı derslere ait teorik notları bana gösterdiğinde daha çok öğrenecek bilginin olduğunu görerek çok şaşırmıştım. Bana bu teorik notlarda hesaplamaların elle yapılmasının çok zaman aldığını, bu durumun hocamın tabiriyle söyleyeyim, maneviyat bozukluğu yarattığını söyledi. Ben de “Hocam maneviyatınız bozulmasın siz bana konuyu anlatın ben hesaplamaları bilgisayarda yapar, size veririm” dediğimde çok sevinmiş, “Esas şimdi öğrenmeye başlıyorum” demişti. “Teorik bilgiyi ne kadar bilsen bil uygulaması yapılmadığında bilgi değildir bir kâğıt parçasıdır” diye tarihi bir söz söyledi. Onun sevinci aslında benim sevincimdi. Çünkü hocam dersten çıktıktan sonra bir sonraki dersteki konuyu önce bana anlatacak ben de bilgisayardaki hesaplamaları yapıp hocama verecektim. Yani özel ders gibi olacaktı ve bu şekilde oldu. Her seferinde bana “Mustafa maneviyatım düzeldi ders anlatışım değişti bu bilgisayar çok önemli bir makine gelecekte her şey bu makinayla yapılacak” dedi. Ben de “Haklısınız hocam” dedim. Ardından “Bunu kullanmayı öğrenmek gerekir. Üniversite sınavına girip bilgisayar mühendisliği okumak lazım dedi. Bunun üzerine ben de “isterseniz ben size bilgisayar hakkında bildiklerimi ve programları öğretebilirim” dedim. Bunun üzerine evine bilgisayar ve yazıcı aldı. Programları bu bilgisayarına yükleyip birkaç uygulama gösterdikten sonra evinde teorik notların uygulamalarını yapıp yazıcıdan aldıktan sonra bu kağıtlardan ders anlatmaya başladı. Programda takıldığı bazı şeyleri bana telefonda sorarak elindeki teorik bilgileri uygulayarak bu bilgilere hayat kattı.</p>



<p>Ben hocanın dersinden geçtikten sonra 3 sene daha hocamın derslerini takip ettim. Artık arkadaş gibi olmuştuk. Dersten sonra odasına gidiyor odasındaki bilgisayarın başına oturuyor yeni yeni konuların uygulamalarını bilgisayarda deniyorduk. Odasına gittiğimizde bir ara kayboluyor elinde çay tepsisi ile bana çay getiriyor, ben de hocama mahcup oluyordum. O da bana “çalışanın çayını suyunu eksik etmeyeceksin” diyerek büyük bir mütevazilik örneği veriyordu.</p>



<p>Bir gün evinde muhabbet ederken Profesör J. Johnston’dan konu açılınca bana bir anısını anlattı. Bir gün Baki hocam, Profesör J. Johnston’ın anlattığı bir konuyu anlamamış ve bir uygulama yapmasını istemiş. Profesör J. Johnston sayısal örnek vererek “Bunu bu akşam çöz yarın bana getir” demiş. Baki hocam soruyu uğraşa uğraşa çözmüş, ertesi gün hocasına götürmüş. Hocası bakmış ve “Doğru yapmışsın” diye Baki hocamı takdir etmiş. Baki hocam da Profesör J. Johnston’a “Hocam bu gibi uygulamaları niye kitaplarına koymuyorsun?” diye serzenişte bulunmuş. Bunun üzerine Profesör J. Johnston ile Baki hocam arasında aşağıdaki konuşmalar geçmiş.</p>



<p>KONUŞMALAR</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Profesör J. Johnston &nbsp;&nbsp;: Seni buraya kim gönderdi?</li>



<li>Baki hoca&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;: T.C. Devleti</li>



<li>Profesör J. Johnston : Ben senin çözdüğün bu uygulama örneğini kitabıma koysaydım sen buraya gelir miydin? Sen buraya geldiğine göre senin devletin benim devletime para ödüyor. Benim ülkem bu nedenle para kazanıyor. Çünkü bilgi=para dır. Bilgi teorik olarak verilir. Bilgiyi uygulayıp hayata geçiren kişi bilimi öğrenmiş olur yani bilim adamı olur.</li>
</ul>



<p>Bu muhabbetten sonra Baki hocam bana “Bu yabancı hocalar yazdıkları kitaplarda ve eserlerinde kullandıkları matematik formüllerini anlaşılmasın diye kapalı biçimde gösteriyorlar. Bu formülleri açık bir biçimde yazıp konuyu anlamak ve sayısal veriler üzerinde uygulama yapmakla bilim yapılır. Bunu başarabilenler de bilim adamı olur. Formülleri anlamadan verileri bilgisayara vererek alınan çıktıları yorumlayarak bilim yapılamaz” diyerek bana hayatımın en önemli dersini vermişti. &nbsp;</p>



<p>Türkiye’ye geldikten sonra aldığı teorik bilgileri uygulayarak hayata geçiren, yani bilimi öğrenerek gerçek bilim adamı olan bizleri de bu yolda yetiştiren baki hocam, mekânın cennet olsun. Açtığın bilim yolunda senin ufkun sayesinde senin yolunda gidiyoruz.</p>



<p>Prof. Dr. Mustafa TEKİN</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="626" height="670" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/02/3.jpg" alt="" class="wp-image-3799" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/02/3.jpg 626w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/02/3-280x300.jpg 280w" sizes="(max-width: 626px) 100vw, 626px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="888" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/02/4.png" alt="" class="wp-image-3800" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/02/4.png 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/02/4-259x300.png 259w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="600" height="800" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/02/1.jpg" alt="" class="wp-image-3801" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/02/1.jpg 600w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/02/1-225x300.jpg 225w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="234" height="215" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/02/2.jpg" alt="" class="wp-image-3802"/></figure>
<p><a href="https://ifmc.org.tr/genel/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-prof-dr-baki-isikara/">BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ PROF. DR. BAKİ IŞIKARA</a> yazısı ilk önce <a href="https://ifmc.org.tr">ifmc</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ifmc.org.tr/genel/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-prof-dr-baki-isikara/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ PROF. DR. TOKTAMIŞ ATEŞ</title>
		<link>https://ifmc.org.tr/duyurular/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-prof-dr-toktamis-ates/</link>
					<comments>https://ifmc.org.tr/duyurular/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-prof-dr-toktamis-ates/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ersel Koruk]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Jan 2025 20:37:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Biz İktisatlılar: İçimizden Biri]]></category>
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ifmc.org.tr/?p=3769</guid>

					<description><![CDATA[<p>BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ PROF. DR. TOKTAMIŞ ATEŞ Bugün bu...</p>
<p><a href="https://ifmc.org.tr/duyurular/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-prof-dr-toktamis-ates/">BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ PROF. DR. TOKTAMIŞ ATEŞ</a> yazısı ilk önce <a href="https://ifmc.org.tr">ifmc</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ</p>



<p>PROF. DR. TOKTAMIŞ ATEŞ</p>



<p>Bugün bu paylaşımımızda İÜ İktisat Fakültesi’nin değerli akademisyenlerinden Prof. Dr. Toktamış Ateş’i anıyoruz.&nbsp;</p>



<p>Prof. Dr.&nbsp; Toktamış Ateş 1978-79 ve 1982-84 dönemlerinde İÜ İktisat Fakültesi Mezunları Cemiyeti’nde Yönetim Kurulu üyeliği görevlerinde de bulunmuş, camiamıza ve Cemiyetimize yakınlığı ile bilinen, desteğini her zaman hissettiğimiz, güler yüzlü ve sıcak yaklaşımı ile tüm mezunlarımızın ve öğrencilerinin sevgisini ve saygısını kazanmış bir hocamızdır.&nbsp;</p>



<p>Değerli hocamızı özlem ve saygıyla anıyor, paylaşımımıza yazıları ve fotoğrafları ile destek olan Prof. Dr. Emre Ateş, Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Uras ve Prof. Dr. Burak Samih Gülboy’a çok teşekkür ediyoruz.</p>



<p>İÜ İKTİSAT FAKÜLTESİ MEZUNLARI CEMİYETİ</p>



<p>Toktamış Ateş’in kaç öğrencisi vardı?</p>



<p>Toktamış Ateş’in (1944-2013) kaç öğrencisi ve kaç arkadaşı vardı? Sayamazsınız. Öğretim üyesi, öğrencisi, çalışanı, esnafı ve insanıyla Beyazıt’ı merkez aldığınızda, doğup büyüdüğü ve yaşadığı tarihi yarımada nam-ı diğer Suriçi onun yaşam mücadelesinin merkeziydi. Bu bölgeyi ve insanlarını hiçbir zaman terk etmedi. Güler yüzüne ve yaşanmışlıklarına dayanan tatlı dilli anlatımı sayesinde karşısındakini büyüler ve çevresine umut aşılardı. Kuşkusuz, hoşgörülü ve mütevazi bir insandı. Örneğin, babası Ahmed Ateş’in ve annesi Fikret Ateş’in Edebiyat Fakültesi ile Şarkiyat dünyası açısından önemlerini bilmekle birlikte fazla dillendirmezdi.</p>



<p>Mustafa Kemal Atatürk’ün silah arkadaşlarından zadegân-ı ilmiye mensuplarına kadar pek çok ismi barındıran yakın çevresinin etkisini kendisinde görmek mümkündü. Belki de bu birikimle, Doğu ile Batı’yı, sağ ile solu hoşgörüyle sentezleyebilmiş; Türk Devrim tarihi, laiklik ve demokrasi üzerine dur durak bilmeden çalışabilmiştir. Yine bu bağlamda, 1960’lı yıllarda öğrenci olarak girip sonra asistan ve öğretim üyesi olduğu İktisat Fakültesi’nin özgün ve farklı görüşlerden oluşan çok sesli yapısını bizlere çeşitli vesilelerle anlatırdı. Örneğin, kendi doktora bilim sınavında Sabri Ülgener, Lütfi Güçer ve Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu ile yaşadığı mülakat hayata bakışını şekillendiren önemli bir dönemeç olmuştur.</p>



<p>Ortaöğrenimine Avusturya Lisesi’nde (Sankt Georg) başlayıp Vefa Lisesi’nde tamamlayan Toktamış Hoca, okuduğu okullara ve özellikle İktisat Fakültesi’ne çok bağlıydı. Benim dönemimde Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü adını çoktan almış olan, ilk adıyla Siyaset İlmi Kürsüsü’nde Esat Çam, İlter Turan, Şirin Tekeli’yle yaşadığı dostluk, meslektaş olmanın ötesinde olmuştu. Pek çok arkadaşıyla Uludağ Üniversitesi’nin kurulmasında etkin rol oynamış ve 1990’lı yıllarda açılan İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin kurucuları arasında yer almıştı.</p>



<p>Toktamış hocanın -son kuşak asistanlarından biri olarak- üniversite amfilerinde ders anlatımına hayran kalırdım.&nbsp; Kurtuluş Savaşı, devrim, devlet, demokrasi gibi kavram ve olayları tahta üzerinde güzel el yazısı ve mantığıyla bir matematik formülüne dönüştürür ve tartıştırırdı. Kamuoyunda artan saygınlığı üzerine gelen her büyük teklife rağmen aktif siyasetten uzak duruşu ama buna karşılık sivil topluma verdiği önem, güçlü kalemine duyduğu güven ve sakin mizacı onu hep ayakta tutardı.</p>



<p>Muzip bir kişiliği vardı. Fıkra ve anekdot anlatmayı gündelik hayatında hiç eksik etmezdi. Konferansları, gazete yazıları, dersleri, toplantıları hiç bitmezdi. Fakat kendine zaman ayırmasını da bilirdi. Fotoğraf çekmeyi, tavla oynamayı, müzik dinlemeyi, yemek yemeyi, tiyatroyu çok severdi ve bunların hepsinden iyi anlardı. Heraklitos’tan tekrar ettiği “aynı nehirde iki kez yıkanamazsınız” şiarıyla dolu dolu bir yaşam sürdü. Değişimin kaçınılmaz olduğunu içtenlikle vurgulardı. İktisat Fakültesi Mezunları Cemiyeti eski başkanlarından, arkadaşı Şeref Özgencil’in deyimiyle “[Onun] bu içtenliğini fark edemeyenler ancak kendilerini aşırı marjinalleştirmiş olanlardı…”</p>



<p>Prof. Dr. Ahmet Emre ATEŞ</p>



<p>Toktamış Hoca’nın Ardından</p>



<p>İstanbul Üniversitesi’nin kapısından bir gün asistan olarak gireceğimi ve ilk karşıma çıkan kişinin de çocukken “sen obur musun; yemeklerin hepsini sen mi yedin” diye sorduğum Toktamış Hoca olacağını hiç bilmiyordum. Aynı koridoru, aynı sofrayı, aynı akademik ortamı paylaştığım sevgili hocamın, sırf korkutmak için “zaten sen çocukken çok küfrederdin; şimdi hepsini kayınvalidene anlatacağım” diye beni tehdit etmeyi bir eğlence haline getireceğini de hiç düşünmemiştim. Lakin öyle oldu; hatta hepimize aynı tatlı haylazlığıyla dokundu. Ben belki Toktamış hocanın tesadüfen çocukluk yıllarından itibaren tanıdığı bir öğrencisi/asistanı idim ama bölümdeki tüm asistanlar zaten cemaz-ül-evveline kadar hoca tarafından incelenir; tüm akrabalarıyla, arkadaşlarıyla iletişim kurulur; sevdiği ve sevmediği her şey itinayla öğrenilirdi. En büyük keyfi insanları tanımaktı. Türkiye’nin dört bir yanına uzanan dev bir ilişki ve sevgi zinciri oluşturmuştu. Bir kez onun kurduğu sosyal ağın parçası olduğunuzda kendinizi her yanınızı saran bir dost çemberiyle sarmalanmış bulurdunuz.</p>



<p>Toktamış hoca çok sevilen, son derece sevimli ve dost bir insandı. Öfkesinden de korkardık doğrusu. Şahsen beni, o koridordan geçerken uzattığım ayaklarımı toplamadığım, istemediği bir not verdiğim ya da ona tost almadığım için birkaç kez istifaya davet etmişliği vardı. Kızıp köpürürdü ama boynuna sarılır bir öperdiniz; bir “canım hocam” derdiniz, her şey yeniden süt liman olurdu. Saygısızlığa hiç tahammülü yoktu zira kendisi de çok nazik bir insandı. En kızgın halinde bile sadece sesi yükselirdi.</p>



<p>Her birimizin hayatında çok önemli bir yer edindi. Bizleri yetiştirdi; zor zamanlarımızda yanımızda yer aldı. Kolunun kanadının altına sığınıp en genç, en korumasız halimizle koca koca adamlara, rektörlere, siyasetçilere savaş açmamıza imkân sağladı. 20’li yaşlarımızda kendimize “école koridor” adını taktığımızda öğrencileri tarafından onun kadar sevilen bir hoca olmak ve onun gibi iyi ders anlatmak vardı aklımızda. Kendi kanatlarımızla uçmaya başlayana kadar tatlı sert bir hoca, bir baba yarısı olarak hepimize sahip çıktı.</p>



<p>Yokluğunu her daim hissettiğim bir hocanın ardından söylenecek çok şeyim var. Bu sayfaya sığdıramayacağım kadar uzun bir birlikteliğimiz ve dopdolu anılarımız hala aklımda. Her şey bir yana iyi bildiğim bir şey var; bir daha hiçbir zaman karnım acıktığında “o zaman haydi kalkın, Edirne’ye gidip ciğer yiyeceğiz” diyen bir dostum olmayacak.</p>



<p>Nur içinde yatsın.</p>



<p>Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak</p>



<p>Toktamış Hocaya Saygıyla..</p>



<p>Hocaların hocası olunca, birkaç kuşak üzerindeki emeği hepimiz için çok kıymetlidir.</p>



<p>Dostları arasında “Tokta “ diye çağrılan hocamızın uzun süre asistanlığını yaptım, meslektaşı olunca da birlikte akademik çalışmalarımız ve aile dostluğumuz süregeldi.</p>



<p>Şarkiyetçi bir baba, lise hocası bir annenin iftihar kaynağı oğlu olarak Ayşegül de onun ve eşi Nevin Ateş’in hep biricik kıymetlisi oldu.</p>



<p>&nbsp;İFMC, hoca için vazgeçilmez bir ocaktı, çoğu etkinliğimizin hep demirbaşı oldu.</p>



<p>Toktamış hocayla ilden ile dolaşarak toplantılara da katıldık, sendika seminerlerine de. Bu ülkenin profesyonel rehberlerinin de çoğunu o yetiştirmiştir.</p>



<p>Gerek Siyaset ve Uluslararası İlişkiler bölümü hocası, gerek de bölüm başkanımız olarak, biz hocadan farklı görüşlere hoşgörü gösterilmesinin ve empati yapılmasının önemini öğrendik.</p>



<p>Cumhuriyet gazetesinin en çok okunan yazarları arasındaydı. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin kurucu hocalarından ve yönetim kurulu üyesi olarak kurumsallaşmaya çok büyük emeği geçmiştir.</p>



<p>Yazdığı 30’un üzerinde kitabı hala en temel başvuru kaynakları arasındadır.</p>



<p>Türk Devrim Tarihi, Biz Devrimi Çok Sevmiştik, Siyasal Tarih, 68’li olmak, Kemalizmin Özü, Seyyan Hanım ve Diğerleri, Kelaynak Kuşları, Ne Oldu Bize? gibi kitapları genç kuşaklar için, bugün de önemini koruyor.</p>



<p>Hocamızı sevgiyle anıyoruz…</p>



<p>Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Uras</p>



<p>Toktamış Ateş Hocama…</p>



<p>Sabah saatlerinde, artık içinde bulunan herkes için bir vazgeçilmez bir hayat alanı haline gelmiş bir ortaklık olarak bölümün koridoruna girdiğinizde, merdivenden az ileride, sınıfın yanındaki odadan gelen daktilo vuruşlarının sesiyle karşılaşacaksınız. Biraz sonra ise gür bir sesin koridorda yankılanışı duyulacak: “çocuklar!”… Hafta boyunca yayınlanan köşe yazılarından o günkü olanı tamamlanmış ve Toktamış Hoca daha yirmili yaşlarında olan asistanlarını yanına çağırıyor. Birazdan yazısını onlara okutacak, varsa imla hatalarını soracak ama sonra gergin yüzü yumuşayacak ve yazının içeriği konusundaki fikirleri soracak.</p>



<p>Yukarıdaki giriş belki de kendisinin en verimli döneminde, akademiyi bir geleneksel devamlılık ilişkisi içinde, araştırma “görevlileri” değil de “potansiyel akademisyen adayları” olarak kabul ettiği gençlerin saygıyı esirgemeyen ama sorgulamaya açık birer kimlik olarak inşa olma süreçlerini yönlendirdiğinin en güzel örneğidir. Zamanın değerleri farklılaştırdığı evrende her yaş alanın yaşadığı iniş çıkışlar onu etkilese de Toktamış Hocam tatlı ya da acı gülümsemelerle hatırlanacak biçimde Türkiye’deki akademiya evreninde yer alan çok sayıda akademisyenin akademik kimliğinin oluşumunda yerini aldı.</p>



<p>Kendi adıma düşündüğümde ise, akademik olgunlaşma sürecimde pek çok yetkin hocadan feyz aldım. Akademik birikimim ve yaşamım sürecinde uzmanlaşmalarımdan, sözlü ve yazılı üretimime ve bundan öte sanattan gastronomiye kadar her alanda bana geçmişten aktarılan bu birikime, yapabildiysem, katkıda bulunmaya çalıştım. Gerek bu feyzi ve gerekse de bu birikimi bana en yakından aktaran isim baba yarısı olan hocam Toktamış Ateş’ti. Ben onu çalıştığı insanın potansiyelini kişiyi kendi arayışlarında özgürleştirerek, kimi her rehberin yaptığı üzere zaman pozitif ya da negatif jestlerle ama çoğu zamanda zaman da sahip olduğu inanılmaz büyük kültür evreninden sunduğu ortaklıklarla kişiyi olgunluğuna götürdüğünü tecrübe ettim. Bu günkü akademik kimliğim için ona bir kere daha şükranlarımı sunuyorum. Kendisini saygıyla, sevgiyle ve rahmetle anıyorum.</p>



<p>Prof. Dr. Burak Samih Gülboy</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-5 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" data-id="3774" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/01/Adsiz-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-3774" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/01/Adsiz-1024x576.jpg 1024w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/01/Adsiz-300x169.jpg 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/01/Adsiz-768x432.jpg 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/01/Adsiz.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="466" height="640" data-id="3770" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/01/c154593e-bdb6-4a2b-bb09-0c5ddd8a4a25.jpg" alt="" class="wp-image-3770" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/01/c154593e-bdb6-4a2b-bb09-0c5ddd8a4a25.jpg 466w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/01/c154593e-bdb6-4a2b-bb09-0c5ddd8a4a25-218x300.jpg 218w" sizes="(max-width: 466px) 100vw, 466px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="729" data-id="3775" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/01/IMG_0940-1024x729.jpg" alt="" class="wp-image-3775" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/01/IMG_0940-1024x729.jpg 1024w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/01/IMG_0940-300x214.jpg 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/01/IMG_0940-768x547.jpg 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/01/IMG_0940-1536x1094.jpg 1536w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/01/IMG_0940.jpg 1691w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="960" height="720" data-id="3772" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/01/IMG_0941.jpg" alt="" class="wp-image-3772" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/01/IMG_0941.jpg 960w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/01/IMG_0941-300x225.jpg 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/01/IMG_0941-768x576.jpg 768w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="840" height="471" data-id="3771" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/01/resized_e0980-b2e39d89resim28.jpg" alt="" class="wp-image-3771" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/01/resized_e0980-b2e39d89resim28.jpg 840w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/01/resized_e0980-b2e39d89resim28-300x168.jpg 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/01/resized_e0980-b2e39d89resim28-768x431.jpg 768w" sizes="(max-width: 840px) 100vw, 840px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" data-id="3773" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/01/unnamed-1-1024x682.jpg" alt="" class="wp-image-3773" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/01/unnamed-1-1024x682.jpg 1024w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/01/unnamed-1-300x200.jpg 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/01/unnamed-1-768x511.jpg 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/01/unnamed-1-1536x1023.jpg 1536w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/01/unnamed-1.jpg 1712w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="682" height="1024" data-id="3776" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/01/unnamed-682x1024.jpg" alt="" class="wp-image-3776" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/01/unnamed-682x1024.jpg 682w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/01/unnamed-200x300.jpg 200w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/01/unnamed-768x1153.jpg 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/01/unnamed-1023x1536.jpg 1023w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/01/unnamed-1364x2048.jpg 1364w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2025/01/unnamed.jpg 1492w" sizes="(max-width: 682px) 100vw, 682px" /></figure>
</figure>
<p><a href="https://ifmc.org.tr/duyurular/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-prof-dr-toktamis-ates/">BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ PROF. DR. TOKTAMIŞ ATEŞ</a> yazısı ilk önce <a href="https://ifmc.org.tr">ifmc</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ifmc.org.tr/duyurular/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-prof-dr-toktamis-ates/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ ORHAN SOFUOĞLU</title>
		<link>https://ifmc.org.tr/biz-iktisatlilar-icimizden-biri/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-orhan-sofuoglu/</link>
					<comments>https://ifmc.org.tr/biz-iktisatlilar-icimizden-biri/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-orhan-sofuoglu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ersel Koruk]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Nov 2024 14:15:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Biz İktisatlılar: İçimizden Biri]]></category>
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ifmc.org.tr/?p=3690</guid>

					<description><![CDATA[<p>BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİORHAN SOFUOĞLUBu ay İÜ İktisat Fakültesi 1958...</p>
<p><a href="https://ifmc.org.tr/biz-iktisatlilar-icimizden-biri/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-orhan-sofuoglu/">BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ ORHAN SOFUOĞLU</a> yazısı ilk önce <a href="https://ifmc.org.tr">ifmc</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ<br>ORHAN SOFUOĞLU<br>Bu ay İÜ İktisat Fakültesi 1958 mezunu üyemiz, 2015 yılında kaybettiğimiz Sayın Orhan Sofuoğlu’nu tanıtmak, anlatmak ve anmak istiyoruz. Uzun yıllar İFMC Genel Başkanlığı görevinde bulunmuş ve vefatına kadar İFMC Divan Kurulu Başkanlığı görevini sürdürmüş olan Orhan Sofuoğlu, İktisat Fakültesi Mezunları Cemiyeti’nden şöyle bahsediyor &#8220;Benim İktisat Fakültesi Mezunları Cemiyeti ile ilişkilerim 1962-63 yıllarına dayanır. O zamanlar yerimiz yoktu Ziraat Bankası Bahçekapı Şubesi’nde ikinci katta Oktay Emed‘in odasında toplanırdık. Nihat Batur, Zeki Erginsu, Mithat Dağdeviren‘le birlikte balolar düzenlerdik, Galip Dede Caddesindeki yerimizi o dönemde aldık.’’<br>Pek çok üyemizin yakından tanıdığı, mezun olduğu günden bu yana Cemiyetimize maddi ve manevi desteğini sürdürmüş olan Orhan Ağabey’i sevgi, saygı ve özlemle anıyor, paylaşımımıza yazıları ile destek olan Sayın Mustafa Aktaş’a ve Sayın Vahap Adıyaman’a teşekkür ediyoruz.<br>İÜ İKTİSAT FAKÜLTESİ MEZUNLARI CEMİYETİ</p>



<p>ORHAN SOFUOĞLU<br>Cemiyetimizin Divan Kurulunda ve Vakfımızın Denetim Kurulunda uzun yıllar birlikte çalıştığım Orhan Sofuoğlu ağabey, ticari zekası, pratikliği ve çözüm üretici yaklaşımlarıyla takdir ve hayranlık duyduğum bir büyüğümdür.<br>İktisatlı ve Galatasaraylı olmak önceliği idi, bu kurumlara canı gönülden sessizce hizmet etmesini ayrıca belirtmeliyim. Cemiyet Başkanlarımız Nihat Batur ve Esin Kuyulu ile Divan Kurulundaki şakalaşmaları, atışmaları, simit peynir yanında nerede tatlı deyişi, gündem konularını hızla çözüm üreten yaklaşımı güzel anılarım arasındadır.<br>Kendisiyle çalışmaktan büyük mutluluk duyduğum Orhan Sofuoğlu ağabeyi şükran ve minnetle anıyor, ışıklar içinde uyumasını diliyorum.<br>Cemiyet Yönetimimizi bu kadirşinas yaklaşımları için kutluyor, emeği geçenlere teşekkür ediyorum.<br>Mustafa Aktaş 1968 Mezunu<br>İFMC Divan Kurulu Üyesi</p>



<p>Değerli Cemiyet Üyeleri ve Kıymetli Dostlar,<br>Cemiyet Yönetimimizin benden isteği üzerine, İçimizden Biri değerli ağabeyim Orhan Sofuoğlu ile ilgili bir şeyler yazma şansım olduğu için Cemiyet yönetimine teşekkür ederek duygularımı kısaca aktarmaya çalıştım.<br>1936 yılında; İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi İktisadi ve İçtimai İlimler Enstitüsü Müdürü Profesör Fritz Neumark; bağımsız bir İktisat Fakültesi kurulması konusunda kendisinden bir rapor istendiğinde aşağıdaki satırları yazmıştı.<br>&#8220;Yeni Türkiye’de de, son zamanlarda bu gibi elemanlara (yüksek tahsil görmüş iktisatçılara) karşı aynı ihtiyaç kendini hissettirdi. Türk iktisadının asrileştirilmesi, bilhassa devlet tarafından teşvik edilen sanayileşme hareketi, işte bütün bunlar burada da iktisadın iyi bir terbiye görmüş ilim adamlarının yetişmesini zaruri kılmaktadır. Memlekette, bu güne kadarki tahsil metotları ile bu zarureti hakkıyla karşılamak ise mümkün değildir…. Bu husus bu ihtiyaç, sanayileşme ve etatizm ile muvazi olarak gittikçe fazlalaşacağına göre, yabancı memleketlerde tahsil görmüş üç beş kişi ile karşılamak tamamıyla imkânsızdır.”<br>Profesör Fritz Neumark’ın Raporu İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü tarafından Milli Eğitim Bakanlığı’na gönderilmiş, yapılan inceleme ve yazışmalar sonucunda konu, Bakanlar Kurulu’nda ele alınmış ve 14 Aralık 1936 tarih ve 2/5719 sayılı kararname ile İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nin kurulması uygun görülmüştür. Alınan karar, dönemin Milli Eğitim Bakanı Saffet Arıkan tarafından 21.XII.1936 tarihli yazı ile İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’ne bildirilmiştir.<br>Buna göre; &#8220;Memleketimizde başlayan yeni iktisadi inkişaf dolayısıyla, devletin sınai ve tüccari bir çok yeni işletmeler kurduğu göz önüne alınarak, bu işletmeler için tam hazırlıklı elamanlar yetiştirmek ve iktisadi bünyemizde esaslı ilmi araştırmalar yapmak üzere İstanbul Üniversitesi’nde bir İktisat Fakültesi açılmıştır.”<br>Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin çağdaşlaşma ve sanayileşme sürecinde ihtiyaç duyulan eğitimli iktisatçıları yetiştirmek için yola çıkan Fakültemiz, bir yandan bu görevini hakkıyla yerine getirirken, bir yandan da aynı amaçlar doğrultusunda Ülkemizdeki pek çok İktisat Fakültesinin kurulmasına da öncülük etti.<br>Aradan geçen yıllar boyunca İktisat Fakültesi mezunları ve mensupları, Ülkemizin ekonomik ve sosyal politikalarının biçimlenmesinde çok etkili oldukları gibi, ülke siyasetinde de aktif rol oynadılar. Bir yandan da ülke ekonomisine katkıda bulunmak ve İktisatlılar arasındaki dayanışmayı sağlamak amacıyla örgütlenme çalışmalarına başladılar.<br>Fakültemizin kuruluşundan yedi yıl sonra 1 Mart 1943 yılında ilk mezunlar tarafından kurulup faaliyete başlayan İÜ İktisat Fakültesi Mezunları Cemiyeti (İFMC ve ya Cemiyet) Türkiye’nin en eski mezun derneklerinden biri olarak çalışmalarına başladı. Orhan Sofuoğlu da hiç zaman kaybetmeden Cemiyete üyelik kaydını yaptırıp Cemiyet çalışmalarında aktif olarak yerini aldı.<br>Daha sonra;<br>İÜ İktisat Fakültesi Mezunları Cemiyeti&#8217;nin 1985 yılı olağan genel kurulunun dilek ve temenniler maddesinde bir öneri verilerek bu öneri doğrultusunda vakıf kurma çalışmalarına başlandı,<br>13 Kasım 1986 yılında camiamızın önemli bir kesiminin desteğiyle Orhan Sofuoğlu’nun da kurucular kurulu üyesi olduğu İÜ İktisat Fakültesi Mezunları ve Mensupları Vakfı (İktisatlılar Vakfı) kurularak faaliyetlerine başladı.<br>Gerek Cemiyette gerek Vakıfta ihtiyaç duyulan her zaman değerli ağabeyimiz Orhan Sofuoğlu yaşamı boyunca camiamızın hep yanında oldu. Cemiyetin Divan Başkanlığı görevini üstlendikten sonra ise daha çok Cemiyet faaliyetlerine katkı sunmaya çalıştı. Çok değerli abimizi rahmet ve minnetle anıyoruz.<br>Onunla geçirdiğimiz yıllar, hepimiz için büyük bir ilham kaynağıydı. Hem camiamıza yaptığı katkılar hem de insanlara dokunan kişiliği, onu unutulmaz kılıyor.<br>Orhan Sofuoğlu, yalnızca İFMC’nin Yönetim Kurulu Üyeliği, Genel Başkanlığı, Divan Kurulu Başkanlığı, Vakıf Mütevelli Heyet Üyeliği gibi önemli görevleri başarıyla yerine getiren bir iktisatlı değil, aynı zamanda çevresindekilere yol gösteren bir dost, bir ağabey ve bir rehberdi. Cemiyet çalışmalarını büyük bir özveriyle takip eder, etkinliklerimize katılarak her zaman yapıcı katkılar sunardı. Onun İFMC’deki varlığı, cemiyetimizin temel değerlerini yücelten bir güçtü.<br>Orhan Sofuoğlu, aynı zamanda ince düşünceli, derin bir inanca sahip, mütedeyyin bir insandı. İnancını her zaman samimiyetle yaşayan, çevresine saygı ve hoşgörüyle yaklaşan bu yönü, onun karakterine ayrı bir güzellik katıyordu. Onun bu özelliği, insanları bir araya getirme becerisi ve her türlü konuda çözüm odaklı yaklaşımıyla birleşerek İFMC’de güçlü bir dayanışma ortamı yaratmıştı.<br>Onu yalnızca görevleriyle değil, dostluğuyla ağabeyliğiyle ve bizlere verdiği güvenle anıyoruz. Onunla çalışmış biri olarak, bıraktığı izlerin, camiamızda her zaman hatırlanacak değerler olarak kalacağından eminim. Orhan Sofuoğlu, bizim için her zaman bir ağabey olmanın ötesinde, hayatına dokunduğu herkesin kalbinde silinmez bir yer edinmiştir.<br>Bugün, onun hatırasını yaşatmaya inancımızı bir kez daha dile getiriyor ve onun bıraktığı değerleri sürdürmeye çalışacağımızı yineliyoruz.<br>Sevgili ağabeyim, ruhun şad olsun, ışıklar içinde uyu. Seni sevgi ve özlemle anıyoruz.<br>Vahap Adıyaman<br>İFMC Eski Genel Başkanı<br>İktisatlılar Vakfı Eski Başkanı</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="640" height="640" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/11/1000051720.jpg" alt="" class="wp-image-3691" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/11/1000051720.jpg 640w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/11/1000051720-300x300.jpg 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/11/1000051720-150x150.jpg 150w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="874" height="1024" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/11/1000051722-874x1024.jpg" alt="" class="wp-image-3692" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/11/1000051722-874x1024.jpg 874w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/11/1000051722-256x300.jpg 256w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/11/1000051722-768x900.jpg 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/11/1000051722.jpg 1161w" sizes="(max-width: 874px) 100vw, 874px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="1024" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/11/1000051721-1024x1024.jpg" alt="" class="wp-image-3693" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/11/1000051721-1024x1024.jpg 1024w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/11/1000051721-300x300.jpg 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/11/1000051721-150x150.jpg 150w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/11/1000051721-768x768.jpg 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/11/1000051721.jpg 1512w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="602" height="432" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/11/1000051719.jpg" alt="" class="wp-image-3694" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/11/1000051719.jpg 602w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/11/1000051719-300x215.jpg 300w" sizes="(max-width: 602px) 100vw, 602px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="720" height="570" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/11/1000051718.jpg" alt="" class="wp-image-3695" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/11/1000051718.jpg 720w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/11/1000051718-300x238.jpg 300w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="962" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/11/1000051723-1024x962.jpg" alt="" class="wp-image-3696" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/11/1000051723-1024x962.jpg 1024w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/11/1000051723-300x282.jpg 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/11/1000051723-768x721.jpg 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/11/1000051723.jpg 1428w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
<p><a href="https://ifmc.org.tr/biz-iktisatlilar-icimizden-biri/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-orhan-sofuoglu/">BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ ORHAN SOFUOĞLU</a> yazısı ilk önce <a href="https://ifmc.org.tr">ifmc</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ifmc.org.tr/biz-iktisatlilar-icimizden-biri/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-orhan-sofuoglu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ PROF. DR. BEDİİ FEYZİOĞLU</title>
		<link>https://ifmc.org.tr/duyurular/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-prof-dr-bedii-feyzioglu/</link>
					<comments>https://ifmc.org.tr/duyurular/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-prof-dr-bedii-feyzioglu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ersel Koruk]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Oct 2024 19:07:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Biz İktisatlılar: İçimizden Biri]]></category>
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ifmc.org.tr/?p=3392</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her ay yaptığımız Biz İktisatlılar: İçimizden Biri paylaşımlarımıza bu ay...</p>
<p><a href="https://ifmc.org.tr/duyurular/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-prof-dr-bedii-feyzioglu/">BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ PROF. DR. BEDİİ FEYZİOĞLU</a> yazısı ilk önce <a href="https://ifmc.org.tr">ifmc</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Her ay yaptığımız Biz İktisatlılar: İçimizden Biri paylaşımlarımıza bu ay değerli hocamız Prof. Dr. Bedii Feyzioğlu ile devam ediyoruz</p>



<p>1920 yılında doğan hocamız, AÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni pekiyi dereceyle bitirdikten sonra 1943 yılında İÜ İktisat Fakültesi Doktora programına katılmış, 1950 yılında İktisat Doktoru unvanını kazanmış, 1960 yılında Profesörlüğe yükseltilmiştir.&nbsp; 1961 yılında Üniversite temsilcisi olmuş ve Temsilciler Meclisi üyeliğine seçilmiştir. Bu dönemde hazırlanan Anayasa çalışmalarına katılan hocamızın, mali konular ile özellikle bütçe hakkı konusundaki maddelere çok önemli katkıları olmuştur. Başta Bütçe Teorisi ve Uygulaması olmak üzere Vergi Hukuku, Kamu Maliyesi ve Ekonomisi alanlarında çok değerli çalışmaları bulunmaktadır. İÜ İktisat Fakültesi’nde öğretim üyeliği ile birlikte Kürsü Başkanlığı, Maliye Bölüm Başkanlığı ve İstanbul Üniversitesi Senatörlüğü görevlerini yürütmüş olan değerli hocamızı saygı ile anıyor, bu paylaşımımıza katkı veren Prof. Dr. Pınar Akkoyunlu Feyzioğlu ve Prof. Dr. Figen Altuğ hocalarımıza çok teşekkür ediyoruz.&nbsp;</p>



<p>İÜ İKTİSAT FAKÜLTESİ MEZUNLARI CEMİYETİ</p>



<p>Bedii Hoca’nın ardından</p>



<p>1981 yılında YÖK öncesi, Maliye Bölümü tarafından açılan ve yürütülen Maliye Yüksek Lisans Programı’na kabul edildim. Bölümün iki kürsü başkanı Bedii Feyzioğlu Hoca ve Memduh Yaşa Hoca, ciddi, ilişkilerinde mesafeli, heybetli hocalardı. Mezun olduğum Boğaziçi Üniversitesi’ne göre İstanbul Üniversitesi’nin gelenek ve göreneklerinde kuvvetli bir hiyerarşi vardı. Dersler, marangozluğa merakı olan Sultan II Abdülhamit’in yaptığı kitaplığın olduğu, sonradan Rektör Kemal Alemdaroğlu’nun Maliye Bölümü’nden alıp rektörlük makamına aktardığı İbrahim Fazıl Pelin dershanesinde yapılırdı. Yüksek tavanlı, Beyazıt Kulesi’ne bakan büyük pencereli salonda, o vakitler bana uçsuz bucaksız görünen masif oval masanın bir tarafındaki yeşil deri kaplı yüksek arkalıklı iskemlelerde öğrenciler, karşı tarafta da kürsü başkanı hocalar, yanlarında doçent ve asistanları otururdu.</p>



<p>Programda Bedii Feyzioğlu Hoca’nın “Vergi Uygulamaları Semineri” vardı. Bedii Hoca, yanında bölüm doçentleri Yenal Öncel, Bora Ocakçıoğlu ve bölüm asistanı Figen Altuğ ile seminere gelir; o gün sunulacak seminer ödevi ile ilgili kısa bir bilgi aktarır, sözü sonra öğrenciye bırakırdı. Ödev sunumu bittiğinde Bedii Hoca, “Sorular,” diyerek sınıfta tartışma başlamasını isterdi. &nbsp;Biz öğrencilerse, aslında sadece kendi araştırma konumuza yoğunlaştığımızdan, diğerlerinin sunumlarıyla ilgili bilgi toplamadan seminere gelirdik. Bedii Hoca ile olan aile bağımdan dolayı dersteki performansıma dikkat edeceğini bildiğimden, sessiz kalmamak için yapılan sunumu dikkatle dinler, sorular yaratmaya çalışır ve soru da sorardım.&nbsp; Bir dersin sonunda Bedii Hoca, sınıfın yeterince hazırlanmadan geldiğini, soru soranların da dinleme sırasında dikkatini çeken noktaları sorduğunu, bunların da önemli olmadığını belirterek hepimizi ciddi bir şekilde eleştirmişti. Her zaman dersin hakkının verilmesi ister, laf kalabalığına hiç ödün vermezdi.</p>



<p>Hocayla ilgili akademi dışı anıları da aktarmak isterim, vaktiyle bunları kendisi de anlatır, “dalgın profesörlüğüne” gönderme yapar ve çok gülerdi. &nbsp;</p>



<p>Boğaziçi Köprüsü 1973 senesinde açılmadan evvel İstanbul’un Avrupa yakasından Anadolu yakasına geçmek için arabalı vapurlara binilirdi. İş dönüş saatlerinde de uzun kuyruklar oluşurdu. Bir akşam, Bedii Hoca bu uzun bekleyiş sırasında çok sevdiği kardeşi Feyzi Feyzioğlu ile konuşabilmek için, aynı yöne – Erenköy’e- giden kardeşinin arabasıyla karşı tarafa geçmiş. &nbsp;Ertesi sabah, Bedii Hoca evinden çıkıp, sokağa her zaman arabayı park ettiği yere indiğinde, arabasını bulamayınca “Vay münasebetsiz araba, karşıda kalmış” deyivermiş.</p>



<p>Bir diğer anekdot da ramazanda oruçluyken öğle vakti acıkan Bedii Hoca, bürosuna yakın bir lokantaya gidiyor, yemek seçip bekliyor, ta ki yemek masaya geldiğinde oruçlu olduğunu hatırlıyor, parayı ödeyip yemeğe dokunmadan masadan kalkıyor.</p>



<p>Bedii Hoca, eşi Ferhan Hanımın yaptığı leziz yemeklerle donatılmış sofralarda kalabalık ailesini, eşini dostlarını ağırlamayı çok severdi. Ömrünün son yıllarında yaşadığı zor süreçte de ailesi ve dostları O’nu hiç yalnız bırakmadı, sanki her gün misafir ağırlayacakmış gibi giyinip, salondaki koltuğunda yerini alır, genellikle de ziyaretçisi olurdu. Ruhu şad olsun.</p>



<p>Prof. Dr. Pınar Akkoyunlu Feyzioğlu</p>



<p>Prof. Dr. Bedii N. Feyzioğlu hocam</p>



<p>1975 yılında İktisat Fakültesi’nden mezun olduğumda Maliye Bölümü Maliye ve Mali Kanunlar Kürsüsünde 10 Kasım 1975’de açılan uzmanlık sınavı sonucunda Bedii hocamla tanışmış; heybetli duruşu, özenli kıyafeti, ağır ve dikkatli konuşmasından çok etkilenmiştim.</p>



<p>İlerleyen günlerde bilgisi ve araştırmaya yöneltme becerisi ön plana çıktı. Kürsünün profesör, doçent düzeyindeki tüm öğretim üyeleri ve tek uzman statüsündeki ben, her hafta belirlenen bir konuda araştırma yapıp tartışıyorduk; bir yandan da doktora derslerim ve ödevlerim devam ettiği bu yoğun dönemde, bir hafta verilmiş konuyu araştıramadım; bana konuşma sırası gelmez nasılsa diye düşünüp toplantıya hazırlıksız girdim; toplantı bitip vedalaşmak üzere ayağa kalktığımızda, hocalardan biri, “genç arkadaşımız ne düşünüyor? Söz gümüşse sükût altındır, demeyelim, onun da fikirlerini alalım”deyince, donup kaldım. Kızararak hazırlanamadığımı, söyledim. Bedii hocam gülerek “gençler de pek dürüst oluyorlar” diyerek ortamı yumuşattı, inanamadım. Hocamın beni savunmasını haksız çıkarmamak için ondan sonraki haftalar önceliğim her zaman tartışma konusu oldu.</p>



<p>Doktoramı tamamladığımda 1982’de YÖK yasası uyarınca unvan alınan üniversitede üç yıl kadro beklemek ya da başka bir üniversiteye atanma başvurusunda bulunmak, gerekiyordu. Ben ikinci seçeneği seçip Uludağ Üniversitesi’ne başvurdum; “meslekte ilerlemen için ayrılmana izin veriyorum” içerikli el yazısı ile not yazmıştı; çok gururlanmıştım.</p>



<p>Doçentlik başvurusu yaptığım yıllarda “bütçeci” profesör sayısı çok az olduğundan, üç kişilik doçentlik jürimde Bedii hocam da vardı ve sözlü aşama Ankara Gazi İİBF’de yapılacaktı. Benden önce giren iki aday başarısız olup çıkınca oldukça düşük bir motivasyonla içeri girdim; çapraz ateşle gelen soruları cevaplamaya çalışırken Bedii hocamın savunduğum tezin yanında durup diğer iki hocayla karşılıklı tartıştıklarını fark ettim; kenarda otururken bana çok uzun bir süre gibi gelen bu tartışma devam etti; herhalde beni de başarısız bulacaklar, diye düşünürken, “tebrikler, başarılı bulundunuz” dendi; salondan rüyadaymışım, gibi çıktım.</p>



<p>Yıllar sonra hazırladığım Bütçe kitabım için ön söz yazmasını rica etmiştim. Hasta yatağında eşi Ferhan hanımdan da yardım alarak benim için çok değerli olan yazıyı hazırlamıştı.</p>



<p>Akademisyenliğimin her aşamasında içi gülen gözleriyle ve teşvik edici sözleriyle desteğini gördüğüm hocamdan öğrendiklerimi aktarmaya çalıştım. Ruhu şad olsun.</p>



<p>Prof. Dr. E. Figen Altuğ</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ PROF. DR. BEDİİ FEYZİOĞLU" width="800" height="450" src="https://www.youtube.com/embed/oGoJM4IsOcg?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="858" height="1024" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h30m41s474-858x1024.png" alt="" class="wp-image-3393" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h30m41s474-858x1024.png 858w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h30m41s474-251x300.png 251w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h30m41s474-768x917.png 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h30m41s474.png 905w" sizes="(max-width: 858px) 100vw, 858px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h27m14s525-1024x576.png" alt="" class="wp-image-3394" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h27m14s525-1024x576.png 1024w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h27m14s525-300x169.png 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h27m14s525-768x432.png 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h27m14s525-1536x864.png 1536w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h27m14s525.png 1920w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="686" height="1024" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h27m27s703-686x1024.png" alt="" class="wp-image-3395" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h27m27s703-686x1024.png 686w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h27m27s703-201x300.png 201w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h27m27s703.png 724w" sizes="(max-width: 686px) 100vw, 686px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h27m46s907-1024x576.png" alt="" class="wp-image-3396" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h27m46s907-1024x576.png 1024w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h27m46s907-300x169.png 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h27m46s907-768x432.png 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h27m46s907-1536x864.png 1536w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h27m46s907.png 1920w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="886" height="1024" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h28m18s465-886x1024.png" alt="" class="wp-image-3397" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h28m18s465-886x1024.png 886w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h28m18s465-259x300.png 259w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h28m18s465-768x888.png 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h28m18s465.png 934w" sizes="(max-width: 886px) 100vw, 886px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="1024" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h28m39s446-800x1024.png" alt="" class="wp-image-3398" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h28m39s446-800x1024.png 800w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h28m39s446-234x300.png 234w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h28m39s446-768x983.png 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h28m39s446.png 844w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h28m52s392-1024x576.png" alt="" class="wp-image-3399" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h28m52s392-1024x576.png 1024w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h28m52s392-300x169.png 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h28m52s392-768x432.png 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h28m52s392-1536x864.png 1536w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h28m52s392.png 1920w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h29m04s100-1024x576.png" alt="" class="wp-image-3400" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h29m04s100-1024x576.png 1024w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h29m04s100-300x169.png 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h29m04s100-768x432.png 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h29m04s100-1536x864.png 1536w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h29m04s100.png 1920w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h29m13s380-1024x576.png" alt="" class="wp-image-3401" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h29m13s380-1024x576.png 1024w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h29m13s380-300x169.png 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h29m13s380-768x432.png 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h29m13s380-1536x864.png 1536w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h29m13s380.png 1920w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="755" height="1024" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h29m25s105-755x1024.png" alt="" class="wp-image-3402" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h29m25s105-755x1024.png 755w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h29m25s105-221x300.png 221w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h29m25s105-768x1042.png 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h29m25s105.png 796w" sizes="(max-width: 755px) 100vw, 755px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="925" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h29m37s628-1024x925.png" alt="" class="wp-image-3403" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h29m37s628-1024x925.png 1024w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h29m37s628-300x271.png 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h29m37s628-768x694.png 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h29m37s628.png 1196w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h29m52s732-1024x576.png" alt="" class="wp-image-3404" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h29m52s732-1024x576.png 1024w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h29m52s732-300x169.png 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h29m52s732-768x432.png 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h29m52s732-1536x864.png 1536w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h29m52s732.png 1920w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h30m08s416-1024x576.png" alt="" class="wp-image-3405" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h30m08s416-1024x576.png 1024w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h30m08s416-300x169.png 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h30m08s416-768x432.png 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h30m08s416-1536x864.png 1536w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h30m08s416.png 1920w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h30m23s896-1024x576.png" alt="" class="wp-image-3406" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h30m23s896-1024x576.png 1024w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h30m23s896-300x169.png 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h30m23s896-768x432.png 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h30m23s896-1536x864.png 1536w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/10/vlcsnap-2024-10-31-21h30m23s896.png 1920w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p></p>
<p><a href="https://ifmc.org.tr/duyurular/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-prof-dr-bedii-feyzioglu/">BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ PROF. DR. BEDİİ FEYZİOĞLU</a> yazısı ilk önce <a href="https://ifmc.org.tr">ifmc</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ifmc.org.tr/duyurular/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-prof-dr-bedii-feyzioglu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ PROF. DR. AKIN İLKİN</title>
		<link>https://ifmc.org.tr/biz-iktisatlilar-icimizden-biri/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-prof-dr-akin-ilkin/</link>
					<comments>https://ifmc.org.tr/biz-iktisatlilar-icimizden-biri/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-prof-dr-akin-ilkin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ersel Koruk]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Jun 2024 12:54:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Biz İktisatlılar: İçimizden Biri]]></category>
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ifmc.org.tr/?p=3305</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugün bu paylaşımımızda İÜ İktisat Fakültesi’nin değerli akademisyenlerinden ve eski...</p>
<p><a href="https://ifmc.org.tr/biz-iktisatlilar-icimizden-biri/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-prof-dr-akin-ilkin/">BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ PROF. DR. AKIN İLKİN</a> yazısı ilk önce <a href="https://ifmc.org.tr">ifmc</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bugün bu paylaşımımızda İÜ İktisat Fakültesi’nin değerli akademisyenlerinden ve eski Dekanlarından Prof. Dr. Akın İlkin’i anıyoruz.</p>



<p>Paylaşımımıza yazıları ve fotoğrafları ile destek olan Sayın Aylin İlkin’e, Prof. Dr. Kaya Ardıç’a, Prof. Dr. Sadi Uzunoğlu’na, Prof. Dr. A. Kadir Mercül’e teşekkür ediyoruz.</p>



<p>İÜ İKTİSAT FAKÜLTESİ MEZUNLARI CEMİYETİ</p>



<p><a></a>Aramızdan ayrılan Akın İlkin Hoca ile ilgili bir anımı yazmam için İFMC Başkanımız sevgili Sevil Hanım geçenlerde aradığında nedense elim bir türlü klavye tuşlarına gitmedi. Bunda, aniden ortaya çıkan görme kaybı başta gelse de Akın hoca için aklımda kalan ilginç bir anımın olmayışının da payı var kuşkusuz. Rahmetli hocamızın kişilik özelliklerinden gelen kendine özgü bir durusu vardı; resmiyeti sever fazla samimi ve yakınlaşmaktan hoşlanmayan mesafeli ve ciddi görünmeye özen gösterirdi. Üstelik, aslında yumuşak bir karakteri olmasına karşın sanırım şekerinden ötürü bir özelliği de kızınca çabucak parlaması ve suratının kızarmasıydı. Oldukça açık renkli biri olduğu için yüzünün kızarması dikkat çekerdi. Nitekim kendisiyle öğrencilik yıllarında yaşadığım daha doğrusu tanık olduğum bir anım aklımdan çıkmadı. İkinci sınıfta İktisat Fakültesi’nin belki en zahmetli ve uzun dört ayrı dersten oluşan (Makro İktisat, Milli Gelir, Ulaştırma, Sanayi Ekonomisi) ve 2,5 saat süren bir sınavı vardı, özellikle gözetmenler için çok sıkıcı idi. Sınavın son 10-15 dakikalarında 2 No’lu amfide birkaç öğrenci kalmıştık ve ben kağıtları toplayıp çıkmak için ayağa kalkarken o zaman henüz asistan olan Akın İlkin son derece yumuşak ve sevecen bir üslupla önümde oturan çocuğun yanına geldi ve “haydi be kardeşim sen de kalk ver şu kağıdını da senin için de bizim için de bitsin bu eziyet” dedi. Çocuğun Güneydoğu Anadolu şivesiyle yanıtı şöyle oldu “vallahi sınav harcımı son kurusuna kadar ödemişim son dakikaya kadar kalma hakkım vardır Baboo!!” işte o anda Akın Hoca’nın suratının birden nasıl kızardığını hiç unutamam…</p>



<p>Yıllar sonra ben Paris Üniversitesi’nde kadrolu asistan olarak çalışırken rahmetli Erdoğan Alkin Hoca telefon etti ve Akın Hoca’nın eşi ile birlikte Paris’e geleceklerini ve benimle görüşmek istediklerini söyledi. Randevulaştık buluştuk ve bana Türkiye’ye dönüp İktisat Fakültesi’nde Feridun Ergin Hoca’nın İktisat Teorisi kürsüsüne girmemi istediğini bildirdi. Ben de çok sevdiğim ve gönlümde yatan İktisat Fakültesi’nde çalışma aşkıma yenik düşerek kabul ettim ve canım Paris’i ve çok sevdiğim Nanterre Üniversitesi’ndeki kadrolu işimi ve sevgili arkadaşlarımı (sonradan IMF Başkanı olan Josef Straus Kahn hariç!) bırakarak döndüm. O tarihlerde (1976) İktisat Fakültesi’nin son parlak yıllarıydı ve Türkiye’nin nerelere evrileceğini bilemiyor ve Polyanna iyimserliği/aptallığıyla Türkiye’nin geleceğine ilişkin umutlarımızı koruyorduk. Bugünlere geleceğimizi görebilseydim ve bugünkü aklım olsaydı dönmezdim kesinlikle. Şimdi siz söyleyin rahmetli Akın İlkin Hocamız bana iyilik-kötülük demeyeyim de hayırlara vesile olmuş bir şey yaptı mı yapmadı mı?</p>



<p>Yazarken aklıma geldi; unutamadığım bir anım da o güne kadar kendisine “ağabey” diye hitap ederken, asistan kadrosuna atandığım için olsa gerek henüz atandığım günlerden birinde odasına çağırıp “Bundan sonra bana “Hocam” diye hitap edeceksin” demesiydi! Çok şaşırmıştım…</p>



<p>Allah rahmet eylesin ışıklar içinde uyusun Akın Hocamız</p>



<p>Prof. Dr. Kaya Ardıç</p>



<p>Akın İlkin hocam ile 1984’te yüksek lisans dersinde tanıştık. Her hafta aksatmadan ders yapıyordu. Oldukça renkli geçerdi dersleri. Zaafı Beşiktaş’tı. Öğrenciyiz arada kaynatalım dediğimizde Beşiktaş ile ilgili bir şeyler söylerdik. Niyetimizi okusa da kısa birkaç yorum yapar derse geçerdi.</p>



<p>Sonradan asistanı oldum. Sert görünümüne karşın esprili ve belli etmese de duygusaldı. Kimsenin ardından konuşmazdı…</p>



<p>Akın hocam benim doktora jürisinde de vardı. Malum o dönemlerde de yüksek enflasyon platosundaydık. Bana, “enflasyonu nasıl düşürürüz” diye bir soru yöneltti. İktisat okullarına göre enflasyonu ve nedenlerini anlattım. Türkiye’deki enflasyonun nedenleri konusunu açıklamaya çalıştım. Ne söylesem Akın hocam “olmadı” diyor. Ter içindeyim. Ceketimi sıksan ter akacak. Anlatıyorum, grafiklerle anlatmaya çalışıyorum “yok” diyor. Sanırım bir saate yakın sürdü. Diğer jüri üyelerinin sıkıldıkları açıktı. Rahmetli Erdoğan Alkin hocamız da jürideydi. Akın hocaya “Akın çocuk daha ne anlatsın” dedi. Akın hoca hoşnutsuzdu, dedi ki “peki bu soruyu bilemedin, sana başka bir soru soracağım onu bil” dedi. Peki hocam dedim. Akın hoca “Sultan Ahmet meydanına nasıl gideriz” dedi. Malum Beyazıt’tayız. Dilim döndüğünce ter içinde yol tarif ediyorum. Akın hoca “olmadı” dedi yine. Artık Erdoğan Hoca dayanamadı “sen söyle Akın öğrenelim nasıl gidileceğini” dedi. Akın İlkin Hoca gülerek “önce gitmeye karar verirsin” dedi. Enflasyonu düşürmek için de “önce düşürmeyi isteyeceksin” dedi. Akın İlkin hocam yaşanan enflasyonun bilinçli bir tercih olduğunu söylüyordu. Yine bana ders vermiş oldu. Bugün de aynı durumdayız. Her enflasyon tartışmasında Akın İlkin hocamın dediklerini hatırlarım…</p>



<p>Işıklar içinde uyusun…</p>



<p>Prof. Dr. Sadi Uzunoğlu</p>



<p>Akın İlkin Hocama Saygıyla:</p>



<p>Akın İlkin hocamız ile ilk kez Sanayi Ekonomisi dersini aldığımızda karşılaşmıştık. Özenli ve şık giyimi, karizmatik kişiliği, izlediğimiz müfredatın yanında güncel gelişmeleri analizi ve yorumlayışı, mensubu olduğu kuşağın özelliklerini taşıyan değerli bir temsilcisi olarak hepimizi etkilemişti.</p>



<p>Yıllar sonra Akın hocamın görev yaptığı kürsüde asistan olduğumda ilk görevlerimden biri hocamıza ait Sanayi ve Kalkınma Ekonomisi kitabının yeni baskıya hazırlanması sürecinde görev almam olmuştu. Matbaadan gelen taslakları gözden geçirip, redaksiyon ve rakamları güncelleme gibi ufak tefek işleri yapmama rağmen, kitap tamamlanıp, basıldıktan sonra elimize geldiğinde beni en çok şaşırtan olay, çok az katkım olduğu halde kitabın önsözünde ismimin zikredilerek teşekkür notunun düşülmesi olmuştu. Yolun başında genç bir asistan olarak bu yüce gönüllülük karşısında nasıl şaşırdığımı, heyecanlandığımı, duygulandığımı anlatamam. Daha sonraları fakültemiz ve özellikle kürsümüzdeki birçok hocamızın motive edici, yol gösterici ve ufuk açıcı zarif desteklerine ve asil tavırlarına çokca şahit oldum.</p>



<p>Öğrencileri profesör olmuş duayen hocalarımızın, yolun başındaki genç akademisyen adaylarını, hak ettiklerinin çok ötesinde onurlandırmaları, bizi yetiştiren hocalarımızın nezaketlerinin, irfan boyutlarının ve yüksek erdemlerinin en temel göstergesidir. Bu kaliteyi, zerafeti ve asaleti bugün çok özlüyoruz. Bizleri yetiştiren hocalarımız bizlere sadece bilgilerini aktarmadılar, usta çırak ilişkisi içinde, aile ortamında yol gösterici oldular, yolumuzu açtılar, aydınlattılar, hayata hazırladılar.</p>



<p>Bir bahsi diğer de; Akın hocam da Yüksel hocam da Beşiktaşlı olmalarına rağmen rakip yönetim kurullarında görev yapmalarıydı. Akın hocam daha sonra Prof. Dr. Ali Uras’ın başkanlığı döneminde Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulunda yer almıştı.</p>



<p>Prof. Dr. Akın İlkin çok yönlü ve sosyal bir hocamızdı. Gerek üniversite içi gerekse dışında çok sayıda idari görev üstlenmişti: Rektör yardımcılığı, dekanlık, enstitü müdürlüğü, bölüm başkanlığı görevlerinin dışında, bir süre de Demokratik Türkiye Partisinde genel başkan yardımcılığı yapmıştı. Ben, bu yoğun idari görev yükünün hocamızı yorduğunu ve sağlık açısından da yıprattığını düşünenlerdenim. Bu konular aklıma gelince her zaman Feridun Ergin hocamın; “idari işlerden uzak durun, kariyerinizi etkiler, düşman kazandırmaktan başka işe yaramaz” sözünü hatırlarım.</p>



<p>Akın hocamla en güzel anılarımızdan biri de, ders aralarında, öğle saatlerinde kürsümüzdeki masa tenisi maçlarıydı. Harika turnuvalar düzenliyorduk. Hocamızı bir tek orada formal yapının dışında ceketini çıkarmış, kravatsız olarak görüyorduk. Maçlarda oldukça da iddialıydı. Maçları için özel raketini getirirdi. Solak olmam beni bir parça kurtarmış ve bir kaç set alabilmemi sağlamıştı.</p>



<p>Son olarak, bir anımı daha anlatarak yazıyı tamamlamak istiyorum: Yüksek lisans tezimi danışman hocam Feridun Ergin hocamın desteği ile tamamladıktan sonra, Sosyal Bilimler Enstitüsü tarafından belirlenen ilgili üç öğretim üyesinden oluşan jürinin belirli bir gün ve saatte toplanmasıyla tez sınavına girmem gerekiyordu. Jüride Akın İlkin hocam da vardı ve çok yoğun idari görevleri nedeniyle günler, haftalar, aylar geçmesine rağmen bir türlü gün ve saat belirlenemiyordu. Zaman geçiyor dönem sonu yaklaşıyordu. Bir gün Feridun hocam konuyu sorduğunda, Akın hocamdan gün ve saat beklediğimi söylemiştim. Ertesi gün erken saatlerde kürsüye geldiğimde, Akın hocamızın beni beklediğini hemen kendisini görmem gerektiğini söylemişti sekreter arkadaşlar. Hemen hocamızın odasına yöneldim ve karşılaştığımızda telaş içinde bana, “senin yüzünden dün akşam hocamdan azar işittim, beni hocama şikayet etmişsin, hemen en kısa zamanda toplayalım şu jüriyi” demişti. Karşılıklı gülüşerek gün ve saati belirlemiştik birlikte.</p>



<p>Saygıya, sevgiye, tevazuya dayalı hiyerarşik yapılı aile ortamı ancak bu kadar güzel işleyebilirdi. İki gün sonra jüri toplanmış sınava girmiştim. Bana yüzyıl gibi gelen sınav saat 12.30 civarında tamamlanmıştı. Sınavdan sonra Feridun Ergin hocam bütün kürsüyü Üniversitemizin Baltalimanı tesislerinde öğle yemeğine götürmüştü.</p>



<p>Bizler dönem itibariyle zor zamanları da yaşamış olmamıza rağmen, öğrencisini kendisine emanet olarak gören, öğrencisinden sorumlu hisseden, diğergam, ilim ve İRFAN sahibi, öğrencileri olmakla büyük gurur ve şeref duyduğumuz, standartları yüksek hocalarımızın yanında yetişmiş şanslı bir kuşağız. Hepsine şükran borçluyuz. Ahmed Güner Sayar hocamın her zaman tekrar ettiğim ifadesiyle; son trenin son vagonunu yakalamıştık.</p>



<p>Akın İlkin hocamız 1999 yılında fakültemizden emekli olup, kısa bir süre Has Üniversitesinde görev yaptıktan sonra 2003 yılında 68 yaşında aramızdan ayrıldı.</p>



<p>Akın Hocama ve aramızdan ayrılan bütün hocalarımıza rahmet olsun. Nurlarda uyusunlar. Haklarını ödeyemeyiz.</p>



<p>Hepsine saygı, minnet ve özlemle.</p>



<p>Prof. Dr. A. Kadir Mercül</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="712" height="485" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/1.jpg" alt="" class="wp-image-3306" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/1.jpg 712w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/1-300x204.jpg 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/1-130x90.jpg 130w" sizes="(max-width: 712px) 100vw, 712px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="629" height="974" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/2.jpg" alt="" class="wp-image-3307" style="width:1140px;height:auto" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/2.jpg 629w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/2-194x300.jpg 194w" sizes="(max-width: 629px) 100vw, 629px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="641" height="1024" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/3-641x1024.jpg" alt="" class="wp-image-3308" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/3-641x1024.jpg 641w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/3-188x300.jpg 188w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/3.jpg 679w" sizes="(max-width: 641px) 100vw, 641px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="684" height="1082" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/4-647x1024.jpg" alt="" class="wp-image-3309" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/4-647x1024.jpg 647w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/4-190x300.jpg 190w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/4-285x450.jpg 285w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/4.jpg 684w" sizes="(max-width: 684px) 100vw, 684px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="649" height="963" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/6.jpg" alt="" class="wp-image-3310" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/6.jpg 649w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/6-202x300.jpg 202w" sizes="(max-width: 649px) 100vw, 649px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="788" height="533" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/7.jpg" alt="" class="wp-image-3311" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/7.jpg 788w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/7-300x203.jpg 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/7-768x519.jpg 768w" sizes="(max-width: 788px) 100vw, 788px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="677" height="927" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/8.jpg" alt="" class="wp-image-3312" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/8.jpg 677w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/8-219x300.jpg 219w" sizes="(max-width: 677px) 100vw, 677px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="443" height="620" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/9.jpg" alt="" class="wp-image-3313" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/9.jpg 443w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/9-214x300.jpg 214w" sizes="(max-width: 443px) 100vw, 443px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="993" height="909" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/10.jpg" alt="" class="wp-image-3314" style="width:1140px;height:auto" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/10.jpg 993w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/10-300x275.jpg 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/10-768x703.jpg 768w" sizes="(max-width: 993px) 100vw, 993px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="742" height="1024" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/Prof.Dr_.Akin-Ilkin-belge-_page-0001-742x1024.jpg" alt="" class="wp-image-3315" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/Prof.Dr_.Akin-Ilkin-belge-_page-0001-742x1024.jpg 742w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/Prof.Dr_.Akin-Ilkin-belge-_page-0001-217x300.jpg 217w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/Prof.Dr_.Akin-Ilkin-belge-_page-0001-768x1060.jpg 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/Prof.Dr_.Akin-Ilkin-belge-_page-0001-1113x1536.jpg 1113w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/Prof.Dr_.Akin-Ilkin-belge-_page-0001.jpg 1265w" sizes="(max-width: 742px) 100vw, 742px" /></figure>
<p><a href="https://ifmc.org.tr/biz-iktisatlilar-icimizden-biri/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-prof-dr-akin-ilkin/">BİZ İKTİSATLILAR: İÇİMİZDEN BİRİ PROF. DR. AKIN İLKİN</a> yazısı ilk önce <a href="https://ifmc.org.tr">ifmc</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ifmc.org.tr/biz-iktisatlilar-icimizden-biri/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-prof-dr-akin-ilkin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BİZ İKTİSATLILAR İÇİMİZDEN BİRİ: PROF. DR. NİHAT FALAY</title>
		<link>https://ifmc.org.tr/arsiv/fotograf-galerisi/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-prof-dr-nihat-falay/</link>
					<comments>https://ifmc.org.tr/arsiv/fotograf-galerisi/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-prof-dr-nihat-falay/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ersel Koruk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Apr 2024 19:37:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Biz İktisatlılar: İçimizden Biri]]></category>
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[Fotoğraf Galerisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ifmc.org.tr/?p=3159</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugün bu paylaşımımızda kısa bir süre önce kaybettiğimiz, İÜ İktisat...</p>
<p><a href="https://ifmc.org.tr/arsiv/fotograf-galerisi/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-prof-dr-nihat-falay/">BİZ İKTİSATLILAR İÇİMİZDEN BİRİ: PROF. DR. NİHAT FALAY</a> yazısı ilk önce <a href="https://ifmc.org.tr">ifmc</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bugün bu paylaşımımızda kısa bir süre önce kaybettiğimiz, İÜ İktisat Fakültesi’nin çok kıymetli akademisyenlerinden, İktisat Fakültesi Mezunları Cemiyeti üyesi, gönüllü destekçisi, her zaman bilgi ve görüşüne baş vurduğumuz sevgili hocamız Prof. Dr. Nihat Falay’ı anmak ve genç iktisatçılara tanıtmak amacındayız. Fakültemizin Maliye Kürsüsü hocalarından olan, çok renkli kişiliği ve güler yüzü ile zihinlerimizde yer eden <a></a>Nihat Falay hocamızı saygı ile anıyor, bu paylaşımımıza yazıları ve fotoğrafları ile destek olan Prof. Dr. İzzeddin Önder’e, Prof. Dr. Figen Altuğ’a, Prof. Dr. Burhan Şenatalar’a, Prof. Dr. Faruk Sönmezoğlu’na , Doç. Dr. Başak Ergüder’e, Dr. Öğr. Üyesi Aysel Arıkboğa’ya teşekkür ediyoruz.</p>



<p>İÜ İKTİSAT FAKÜLTESİ MEZUNLARI CEMİYETİ</p>



<p>NİHAT FALAY HOCA</p>



<p>1940 Urfa doğumlu, altı kardeşten biri olan Nihat Falay, inşaat işçiliğinden tiyatro oyunculuğuna kadar pek çok alanda başarıyla emeğini değerlendirip tam bir karınca örneği olarak İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Maliye Bölümünde asistanlıkla işe başlar.</p>



<p>Akademik yaşamında istikrarlı şekilde yükselen Nihat Hoca, maliyenin klasikleşmiş konularına sıkışıp kalmayıp, araştırmalarıyla çok farklı alanlara yayılmıştır. Bütçe ve yerel idareler alanlarında derinleşen Nihat Hoca, Program Bütçe ve Sıfır Esaslı Bütçe başlıklı önemli çalışmalarıyla dönemin klasik maliye yaklaşımı dışında yeni ve farklı görüşleri maliye yazınına kazandırmıştır. Hocanın, eserlerinde içerik olarak tarih, anlatım olarak da dil meselesinin ağırlık kazandığı çalışmalarının önemli bir yansıması da geçmişe gömülmüş bilgileri gün yüzüne çıkaran Maliye Tarihi adlı eseridir. Bu eser, Osmanlı dönemi mali olaylarına ışık tutmasıyla bu alanda önemli bir kazanımdır. Hocanın tarih alanındaki ilgisinin diğer önemli ürünü de İbn-i Haldun üzerine yapmış olduğu çalışmasının sonucunda yayınladığı İbn-i Haldun’un İktisadi Görüşleri başlıklı eseridir.</p>



<p>Arşivciliği ile de öne çıkan Nihat Hoca, İktisat Fakültesi tarihi belgeseli işine yönelmiş ve fakülte arşivinden epey bilgi toplamış olmakla beraber, maalesef bunları derli toplu bir esere dökmeye vakti olmamıştır. Sanırım, Hocanın arşivcilik alanındaki ilk basılı ürünü Türkiye Ekonomi Bibliyografyası başlıklı eseridir. Nihat Hoca’nın arşivcilik vasfı basılı iki ayrı değerli eserde de yansır. Bunlardan biri akademi dünyamızın çok değerli kaybı Prof. Dr. Memduh Yaşa için çıkarılmış olan armağandır. Bu eserin hazırlanışında çok fedakârca çalışmış olan Hoca’mız, Memduh Hoca ile ilgili olağanüstü kaynak toplayarak, çok detaylı ve yararlı bir tanıtım yazısı yanında, kaynaklar konusundaki olağanüstü çabaları ile de çok ciddi vefa ve sadakat örneği sergilemiştir.</p>



<p>Nihat Hoca’nın arşivcilik niteliğinin ikinci çok başarılı önemli bir örneğini de 1933 Üniversite Reformu sürecinde ülkemize davet edilmiş olan bazı yabancı hocalarla ilgili eseri oluşturur. 1933 Üniversite Reform sürecinde ülkemize çağırılmış akademisyenler İstanbul ve Ankara üniversitelerine büyük katkılar yapmışlardır. Bilgisayar kullanmada fazla mahir olmayan Hoca, bu konuya da el atmış ve İstanbul Üniversitesi ile ilgili alanı kapsayarak yaşamının son yıllarında Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu tarafından basılmış olan İstanbul Üniversitesinin Yabancı Akademisyenleri başlıklı kapsamlı bir çalışmayı başarıyla kotarmıştır. Bu çalışmasını imzalı olarak bana verdiğinde doğrusu çok şaşırdım ve kendisine bilgisayar kullanımına fazla yatkın olmadan böylesi kapsamlı bir çalışmayı nasıl tamamladığını sorduğumda, esere uzun yıllarını verdiğini söylemekle yetinmişti. 163 hocayı kapsayan, kaynakça ve dizin de dâhil toplam 416 sayfalık kitap, bu konuda daha derin araştırmacılar için bir tür ilk kaynak niteliğindedir. Nihat Hoca, İstanbul’da İktisat başlıklı bir dokümantasyon yapmış olan Prof. Dr. Çiğdem Boz’un eserinde de yabancı hocalar hakkında geniş açıklamalarda bulunmuştur.</p>



<p>Hocanın arşivciliğinin canlı tipik örneğini, Prof. Dr. Sevim Görgün hocamızın anma toplantısında sunduğu dosya oluşturur. Toplantıda, Sevim Hoca’nın adeta sicilini ortaya koyacak şekilde detaylı bilgiler sunmuş olan Hocamız, toplantıya katılanları hayrete düşürmüştür.</p>



<p>Nihat Hoca, yurt dışı araştırma faaliyeti de dâhil, konferanslar, farklı alanlarda dersler ve seminerler gibi akademinin her alanına emek vererek içine sindire sindire merdivenleri çıkıp, yaş haddinden profesör olarak emekli olmuştur. Emekli olmadan önce de, emeklilik döneminde de özellikle doğu ve güneydoğu illeri olmak üzere ülkenin bazı bölgelerine akademik ziyaretler yaparak hem yöre hakkında bilgi toplamış, hem de gittiği yerlerde konferanslar vermiştir. Öğrencilerini de ilgi duydukları kentler hakkında araştırma yapıp rapor hazırlamaları konusunda teşvik etmiştir.</p>



<p>Nihat Hoca fevkalade girişken, sıcakkanlı ve çevresi ile çok rahat ilişki kurabilme yeteneğini haizdi. Gerek meslektaşları gerek öğrencileri ile çok yakın ve sıcak ilişkiler kurabilmiş olan Hoca, öğrencilerinden resim alarak onları yakından izlemiş ve sorunları ile ilgilenmiştir. Öğretim Üyeleri Derneği kurucularından da olan Nihat Hoca, çok geniş bir çevre ile devamlı irtibat halinde olmuştur. Derler ki, insanların cenaze törenindeki topluluk, vefat edenin çevresinde bıraktığı ışık ve izlenimin yansımasıdır. Hocamızın cenaze töreninde hazır bulunan topluluğun camiden mezara dek sürmesi hepimizin acılı duygularına bir nebze de olsa su serpmiş oldu.</p>



<p>Şık fularıyla, uzun ceketiyle, bir zamanlarda izin verdiği sakalı ve ilginç gözlüğü ile hafızamızdan silinmeyecek olan Nihat Falay Hoca’nın dostları ve meslektaşlarında sadakat ve vefa izlenimi bırakarak ebediyete göçü akademi camiası, meslektaşları ve öğrencileri için yeri doldurulamayacak kayıp olmuştur.</p>



<p>Prof. Dr. İzzeddin Önder</p>



<p>Sevgili Prof. Dr. Nihat Falay</p>



<p>Her ölüm erkendir; ama sevgili Falay’ınki gerçekten beklenmedik oldu. Yeni bir kriz geçirdiğini duyduğumda, bunu da aşar, diye umuyordum, olmadı. İzzeddin Önder, Hülya Kirmanoğlu, Pınar Akkoyunlu hocalarımla Eylül 2023’te buluştuğumuzda en son basılan “İstanbul Üniversitesi’nin Yabancı Akademisyenleri” başlıklı kitabını tüm ağırlığına rağmen taşımış, imzalayarak bizlere vermişti. Araştırmacı kimliğiyle iğneyle kuyu kazarak ortaya çıkardığı çalışmalar hepimizi aydınlattı. Muzip bakışları, kırmayan esprileri, ilkesel duruşu, özenli giyimi ile içimizi ferahlattı. Fular-yelek tercihine hayrandım. Tüm geçmişlerimiz gibi andıkça yaşatacağız, onu; ama bıraktığı boşluk doldurulamaz.</p>



<p>Prof. Dr. Figen Altuğ</p>



<p>Nihat Falay&#8217;la 1969&#8217;da Merkez Bina&#8217;daki Maliye Enstitüsü&#8217;nde tanıştık. Meslektaş olmanın çok ötesinde bir arkadaşlığımız oldu. 1981&#8217;de ben Siyasal Bilgiler Fakültesi&#8217;ne geçtim, binalar çok yakın olduğu için yine hemen hemen her gün görüşürdük. 2000 yılında benim İstanbul Üniversitesi&#8217;nden ayrılmamdan sonra görüşmelerimiz biraz seyrekleşse de sık sık haberleştik. Üniversite dışında asistanlık dönemimizde TÜMAS&#8217;ta, 1990&#8217;dan itibaren de uzun yıllar Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği&#8217;nde hep beraberdik. Zaman zaman yakın arkadaşlarımızla birlikte tatil yaptık. Nihat Falay tüm arkadaşları tarafından çok sevilirdi. Bunun birçok nedeni vardı. Nihat açık sözlü, içi dışı bir olan, kendi ilkelerine sahip çıkarken kimseyi kırmayan bir kişiydi. Her zaman pozitif, yapıcı ve güler yüzlü idi. Mütevazıydı. Her zaman sorumluluk almaya hazır olduğu gibi, aldığı görevi hakkıyla ve şikâyet etmeden yerine getirirdi. Gerek asistan derneğimizde gerek öğretim üyeleri derneğimizde yıllar boyu saymanlık görevini büyük titizlikle üstlendi. Maliye dışında tarihe ve tiyatroya çok ilgi duyardı. Yerel yönetimler maliyesi ve bütçe konuları dışında maliye tarihi ile de ilgilendi ve önemli katkılar yaptı. Son hastalığına kadar durmadan çalıştı ve son olarak bizlere İstanbul Üniversitesi&#8217;ne gelerek görev yapmış Alman akademisyenler ile ilgili ilginç bir eser bıraktı. Onu her zaman sevgi ve özlemle anacağız.</p>



<p>Prof. Dr. Burhan Şenatalar</p>



<p>Nihat Falay Hoca için…</p>



<p>Değerli dostum Nihat Falay’ı İktisat Fakültesi’nde öğrenci iken 1970’li yılların başlarından hatırlıyorum. Kendisi Maliye Kürsüsünde asistanlık yaparken bazı vize ve sınavlarımızda yer alıyordu. 1976 yılında ben de Fakülte’nin Siyaset İlmi Kürsüsünde asistan olduktan sonra birçok ortak arkadaşımız, meslektaşımız ile birlikte gelişen dostluğumuz çerçevesinde kendisini daha yakından tanıma fırsatım oldu. O dönemde ortak uğraşlarımızdan birisi de içerisinde beraber yer aldığımız dönemin asistan derneğindeki faaliyetlerimizdi. Kendisi derneğin mali hesapları ile ilgilenirken işini ciddiye alır, bazı hafta sonlarında o sıralarda oturduğu Emirgan’daki evinde kendisine yardım eden arkadaşları ağırlardı. Sohbetinin samimiliği ve dostlarına olan sevgisi derneğin bu mali hesaplarında ona yardım işinin bir “cazibe merkezi” olmasını sağlamıştı. Ayrıca, 1978-1979 döneminde ben doktora tezimi hazırlarken kendisi o dönemde yurt dışına gittiğinde Emirgan’daki evini bana bırakmış, ben de şehir merkezinden uzak, sakin bir atmosferdeki bu mekâna kapanarak tezimi bitirme fırsatı bulmuştum.</p>



<p>Nihat Falay, en başta güler yüzü, samimiyeti ve kendisine has üslubuyla yaptığı iltifat ve espriler ile hatırlanacak. Ayrıca sanata ve özellikle de resme olan ilgisi fark edilirdi. Uzun yıllar birlikte içerisinde yer aldığımız meslektaş, dost ortamlarında kendisinden söz edilirken az da olsa bir serzenişte bulunan bir kişiye ben rastlamadım. Mesleki çalışmaları hakkında en güzel değerlendirmeler ise 2018 yılında sevenlerince adına hazırlanan “Armağan” içerisinde yer almaktadır.</p>



<p>Kendisi emekli olduktan sonra sıklıkla eşi Türkan Falay ile (benim de birincil tercihlerimden olan) Datça beldesindeydi. Bizler de oraya gittiğimizde güzel beraberliklerimiz olurdu. Oradaki evini çok sevdiğini biliyorum. Eşini kaybettikten sonra bile yalnızlığa aldırmadan Datça’da olmaya çalışıyor, İstanbul’a ancak bir gerek olduğunda geliyordu. Fakat bir süre önce, orada yalnız iken geçirdiği bir kalp krizi sonrasında artık zorunlu olarak İstanbul’daydı. Kendisi ile 2023 yılının sonbaharında Kadıköy’de eski arkadaşlar grubu olarak bir akşam yemeğinde buluşacaktık. Doktorunun ikazı ile bu yemeğe katılamadı. Katılabilmesi için, daha sonraki bir yemeği ona yakın bir yerde düzenlemeyi düşünürken gelen bir haberle bu da imkansızlaştı. Kendisinden son hatıra, bu katılamadığı akşam yemeğinde bizlere imzalayarak gönderdiği “İstanbul Üniversitesinin Yabancı Akademisyenleri” başlıklı kitabı ve bir de adı her geçtiğinde gözümüzün önüne gelecek olan güler yüzü kaldı… Rahat uyusun…</p>



<p>Prof. Dr. Faruk Sönmezoğlu</p>



<p>Nihat hocaya hangi pencereden bakarsanız o pencerenin ışığından süzülen ışığın canlı renklerinden yansıyan rengarenk kişiliğini göreceksiniz. Bizler için hoca veya akademisyen olmanın ötesinde seçilmiş ailemizin büyüğüydü ve hayatlarımızın en önemli kararlarında onun izi hep vardı.</p>



<p>Nihat hoca ile tanışmam, Maliye doktora ders programındaki seminer dersinde oldu. Bourdieu’nun Fransızcadan İngilizceye çevrilen metinlerini önümüze koyduğunda dönemin oldukça zor geçeceğini anladık. Ders dışında hocanın odasına gidip konuşmak zordu. Buna karşın eğer akademik bir sorunuz veya üniversite ile ilgili bir sıkıntınız varsa hoca size danışmanlık yapmaya her zaman hazırdı. O dönem Maliye Teorisi bölüm başkanı olan hocanın bölüme aldığı son asistan bendim. Fakültede hocanın odasını paylaştım. Odada sürekli çalışan hoca, çalışma saatlerinde asla konuşmazdı ve benden bazı e-posta yazışmaları dışında herhangi bir ricası olmazdı. Bana da sürekli fakültedeki zamanı verimli kullanmamı öğütlerdi. Bu öğüdü son yıllarda tutamasam da aynı odada olduğum dönem boyunca bu çalışma disiplinini, biraz da hocanın örnek olması sayesinde sürdürebildim. Odaya misafiri geldiğinde hemen işini bırakır, koyu bir sohbete dalarlardı. Ben hocayı odaya gelen dostlarıyla olan sohbetleri sayesinde daha iyi tanıdım diyebilirim. Toplumsal olaylara her zaman duyarlı olan ve asistanlığından emekliliğine kadar özgür bir üniversite hayali olan Nihat Hoca, insanları ayrımsız severdi. Siyasi duruşu, kimliği, dini inanışı, dili, rengi ne olursa olsun herkes hocada bir şey bulurdu. Sohbeti, birikimi, hoşgörüsü ve farklı olana duyduğu derin saygı, en belirgin karakter özelliğiydi.</p>



<p>Nihat hoca aktif ders verdiği yıllarda öğrencilerinin isimlerinin yer aldığı dosyalar hazırlardı. Bölümdeki öğrencilerinin her birini ismi ile bilen ender hocalardandı. Bir gün bölüm koridorlarında doğudan İstanbul’a gelen çekingen bir erkek öğrencinin sorduğu soruya cevap verdikten hemen sonra, çekinerek soru soran bu öğrencilerine diğerlerinden hiç ayırmadan ve cesaretlerini kırmadan davranmalısın diye verdiği nasihati hiç unutmam. İnsanı anlayan ve incitmeyen bir yapısı vardı.</p>



<p>Nihat hocanın tiyatrodan, tarihe farklı ilgi alanları ve bitmeyen yaşam enerjisi ve merakı ile dostluklara verdiği inanılmaz kıymet, benim açımdan sadece bir akademisyenin değil, bir hayat felsefesinin vücut bulmuş haliydi. Bir diğer özelliği ise arşivciliğiydi. Yıllar boyunca biriken yayınlar, gazeteler, fotoğraflar odasını bir hafıza merkezine dönüştürmüştü. Tarihe olan merakı kadar emeği de çoktu. Nihat hocanın vefatı Maliye Bölümü’nün yaşayan hafızasını kaybetmek anlamına geldiği oranda, yeni nesil akademisyen arkadaşlarımız için de oldukça üzücü oldu. Tek tesellimiz üzerine yıllarca çalıştığı ve bir arşiv oluşturduğu İstanbul Üniversitesi’nin yabancı akademisyenleri ile ilgili çalışmasının, vefatından kısa bir süre önce yayınlanmasıdır. Yaşamının son günlerinde, pek çok farklı akademik toplantıda, konferanslarda, röportajlarda yabancı akademisyenlerin hayatlarını anlattı. Ve belki de hayatının en çok emek verdiği çalışmasını vefatından hemen önce bıraktı. Bir Nihat Hocamız vardı, bir hoş sedası kaldı koridorlarda.</p>



<p>Doç. Dr. Başak Ergüder</p>



<p>Nihat Hocamı, yüksek lisans derslerinde tanıdım. İktisadi olay ve olguları tarihsel perspektiften değerlendirmenin önemini farkına varmaya başlayışım da o dersler sayesinde oldu. İlk başlarda Hocamızın ciddiyeti ve disiplinli tavrına bağlı olarak gelişen çekinme ile karışık saygım, çok kısa bir zamanda sevgiden beslenen saygıya dönüştü ve öyle de kaldı. Yıllar içinde inceliği, zarifliği, her zaman destekleyici ve cesaretlendirici yaklaşımı ile kalbimizdeki yerini aldı. Doktora yeterlilik sözlü sınavının heyecanını yaşarken ve 50-d’li bir asistan olarak tez savunması sonrasına ilişkin kaygı taşırken emeklilik tarihine kadar danışmanım olan İzzeddin Hoca ile birlikte hep yanımda, yanımızdaydı.</p>



<p>Nihat Hocamızın renkli kişiliği onunla tanışma imkânı bulan, öğrencisi ya da meslektaşı olarak yakından tanıyan akademik ve sosyal çevresi açısından yeni bir bilgi değil elbette. Üniversiteye gelirken biz asistanlara getirdiği ve ilk kez kendisinden öğrendiğim ikindi kahkesi ile beraber uzun sohbetlerimiz, tarih merakı, Fakülteye ağırlık vermeye karar vererek ardında bıraktığı tiyatro serüveni, kedi sevgisi ilk aklıma gelenler… Emekliliğinden birkaç yıl önce okul çıkışında, kitaplarla, teksir notlarıyla dolu ağır çantası eşliğinde Eminönü’ne yürüyüşlerimizi ve aynı vapurla eve dönüş yolculuğumuzda o sıralarda üzerinde çalıştığı konular üzerindeki sohbetlerimizi, daha pek çok güzel anı gibi, unutmayacağım. Çalışkanlığını, azmini, fedakârlığını davranışlarında gören biz asistanları için hocamız hep yaşayan canlı bir örnek olmuştur.</p>



<p>Nihat Hocamızın kimi zaman iktisadın dışında gibi görünen ama aslında çok içinden olan farklı ve bir o kadar da ilginç konulara merakı, titiz çalışmaları, akademik heyecanı bizleri aydınlatmaya devam edecektir. Son kitabını bizlerle paylaştığı Ocak 2024’teki görüşmemizde, yeni çalışmasının hazırlıklarından gözlerinin içi parlayarak heyecanla bahsedişi ve zaman zaman da geçmişe giderek öğrencileri ile olan anılarını içtenlikle anlatırken gözlerindeki şefkat, hüzün karışımı ifade ve Datça’ya olan özlemi değerli hocamızın bizlere bıraktığı son hatıralar arasındadır. Öğrencisi ve asistanı olma şansına eriştiğim Nihat Hocam, çalışkanlığınızla, azimli, kararlı, güler yüzlü, nazik duruşunuzla bizlere her daim ışık tutacaksınız…</p>



<p>Dr. Öğr. Üyesi Aysel Arıkboğa</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="828" height="600" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/04/IMG_9658.jpg" alt="" class="wp-image-3160" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/04/IMG_9658.jpg 828w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/04/IMG_9658-300x217.jpg 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/04/IMG_9658-768x557.jpg 768w" sizes="(max-width: 828px) 100vw, 828px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="461" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/04/6151eefe-c854-470e-a796-147b8002d9cf-1024x461.jpg" alt="" class="wp-image-3161" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/04/6151eefe-c854-470e-a796-147b8002d9cf-1024x461.jpg 1024w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/04/6151eefe-c854-470e-a796-147b8002d9cf-300x135.jpg 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/04/6151eefe-c854-470e-a796-147b8002d9cf-768x346.jpg 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/04/6151eefe-c854-470e-a796-147b8002d9cf-1536x691.jpg 1536w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/04/6151eefe-c854-470e-a796-147b8002d9cf.jpg 2000w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="1024" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/04/e28d063e-5980-4f6b-8552-c74cba86cb75.jpg" alt="" class="wp-image-3162" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/04/e28d063e-5980-4f6b-8552-c74cba86cb75.jpg 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/04/e28d063e-5980-4f6b-8552-c74cba86cb75-225x300.jpg 225w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="768" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/04/bedd275b-0f31-439b-a734-5f394ca6aef5.jpg" alt="" class="wp-image-3163" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/04/bedd275b-0f31-439b-a734-5f394ca6aef5.jpg 1024w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/04/bedd275b-0f31-439b-a734-5f394ca6aef5-300x225.jpg 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/04/bedd275b-0f31-439b-a734-5f394ca6aef5-768x576.jpg 768w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="1024" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/04/091fd22c-3984-41c2-bfce-e0ed6318956d.jpg" alt="" class="wp-image-3164" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/04/091fd22c-3984-41c2-bfce-e0ed6318956d.jpg 768w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/04/091fd22c-3984-41c2-bfce-e0ed6318956d-225x300.jpg 225w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="768" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/04/1ba0131b-dc33-4057-a6fc-204abd5da13e.jpg" alt="" class="wp-image-3165" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/04/1ba0131b-dc33-4057-a6fc-204abd5da13e.jpg 1024w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/04/1ba0131b-dc33-4057-a6fc-204abd5da13e-300x225.jpg 300w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/04/1ba0131b-dc33-4057-a6fc-204abd5da13e-768x576.jpg 768w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="640" height="412" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/04/L1250133.jpg" alt="" class="wp-image-3166" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/04/L1250133.jpg 640w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/04/L1250133-300x193.jpg 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="640" height="398" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/04/NIHAT-FALAY-1.jpg" alt="" class="wp-image-3167" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/04/NIHAT-FALAY-1.jpg 640w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/04/NIHAT-FALAY-1-300x187.jpg 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="640" height="480" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/04/IMG_6653-1.jpg" alt="" class="wp-image-3168" style="width:1140px;height:auto" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/04/IMG_6653-1.jpg 640w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/04/IMG_6653-1-300x225.jpg 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="640" height="428" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/04/DSC_8195.jpg" alt="" class="wp-image-3169" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/04/DSC_8195.jpg 640w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/04/DSC_8195-300x201.jpg 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="640" height="428" src="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/04/L1210654.jpg" alt="" class="wp-image-3170" srcset="https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/04/L1210654.jpg 640w, https://ifmc.org.tr/wp-content/uploads/2024/04/L1210654-300x201.jpg 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></figure>
<p><a href="https://ifmc.org.tr/arsiv/fotograf-galerisi/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-prof-dr-nihat-falay/">BİZ İKTİSATLILAR İÇİMİZDEN BİRİ: PROF. DR. NİHAT FALAY</a> yazısı ilk önce <a href="https://ifmc.org.tr">ifmc</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ifmc.org.tr/arsiv/fotograf-galerisi/biz-iktisatlilar-icimizden-biri-prof-dr-nihat-falay/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
